-
sayılarla istanbul 2010
istanbul 2010 ajansı’nın ve yapılan projelerin bir denetimden geçtiğini bir yerlerde yazmıştım galiba. avrupa komisyonu’nun yaptığı denetimin oldukça olumlu geçtiği ve geçer not alacağımız duyumunu aldım. bunu da alnımızın akıyla bitirdik, hepimize hayırlı olsun!2010 sitesinden ulaştığım bilgiye göre sahne ve gösteri sanatları yönetmenliği kabul ettiği 25 projeye hemen hemen 12 milyon türk lirası harcamış. çok az proje çıkardığı izlenimini bırakaran…
-
the fighter – david o. russell
öyle ya da böyle neredeyse bütün oscar filmlerini izlemiş buldum kendimi. nasıl oldu bilmiyorum desem inandırıcı olmaz herhalde.dün akşam da christian bale ve mark wahlberg’i birarada sunan the fighter‘a takıldık. dövüş sahnelerinin televizyon estetiğinde (yani hiçbir estetik gözetilmeden) verilmesi hoşuma gitti. filmin ilk yarısındaki hareket, treme‘den tanıdığımız melissa leo’nun takıntılı anne karakteri ve tabii ki başroller etkileyiciydi. ancak film öyle…
-
anadilimiz osmanlıca!
bugünkü radikal’de akıl almaz bir yazı var. türklerin anadil sorunu başlıklı yazıda anadilimiz (!) olan osmanlıca’yı artık okullarda öğrenmemiz gerektiği konusu gündeme getirilmiş. yazan özgür eğitim-sen merkez yönetim kurulu üyesi ufuk coşkun. yukarıdakinin bazılarına akıl fikir verme zamanı gelmedi mi acaba henüz? osmanlıca nereden türkler’in anadili oluyor anlamadım. arapça, farsça, türkçe, hatta fransızca’dan devşirilen bir dil, adı üstünde “osmanlıca” (osmanlı’ya…
-
büyük umutlar
dün büyük umutlarla bir konferansa katıldım. ve yine hüsrana uğradım.santralistanbul’a sabah saatlerinde bir okul aracıyla girmemiz yaklaşık 15 dakika sürdü. yılda kaç kere yapıldığını ve neden bu kadar çok yapıldığını anlayamadığım istanbul fashion week santral’i mesken edinmiş. bir tarafta içinde butiklerin yer aldığını düşündürten kocaman beyaz bir çadır, diğer bir tarafta geçen yıl bu zamanlarda yüksel arslan sergisinin yer aldığı…
-
yürek sökenlerin yüreği söküle…
boris vian’ın yarattığı ve kahramanlarına iki kez (fazlasını bulamadım henüz) kullandırdığı özel bir alet vardır: yürek söken. öyle muhteşem bir alettir ki insanı kalpten yaralayanların kalplerini çıkarmaya yarar. yaralandığınız halde kendi kalbinizden bir türlü söküp atamıyorsanız birini, alırsınız yürek sökeni elinize, dayanırsınız o yaralayanın kapısına. sonrası size kalmış, ister tek hamlede, ister önce konuşup içinizdekileri boşaltıp ondan sonra kullanırsınız. günlerin…