-
Canım benim güle güle
Anneannem kuşları çok severdi. Güvercinleri, serçeleri, kumruları, İzmir’e bazı bazı inen pelikanları, flamingoları… Şehir kuşları hep… Anneannem öyle köydeki, memleketteki eli unlu, başı yeldirmeli, uzun etekli, ayağı plastik potinli anneannelerden değildi. Profesör zannederlerdi sokakta. Topuklularının üstünde dimdik yürür, kısa dar eteklerinden, rujundan, erkek traşlı saçlarından vazgeçmezdi. Çok güzel ela rengi gözleri, kalın, hiç dokunulmamış kaşları, bembeyaz sütun gibi bacakları, kocaman…
-
Pazar Kahvaltısı
Pazar Kahvaltısı öyküm Pazartesi 14‘te yayında. Fotoğraftaki masa annemin değil, anneannemin masası. Fark ne mi? Tabii ki anneannemin herkes uyurken kalkıp mayaladığı ve kızartmaya başladığı pişi, İzmir boyozu, ananas, dayımın yaptığı avokado katliamının bendeki karşılığı ballı mallı avokado, salatadan ayrı doğranmış salatalık, herkesin zevkine göre farklı bardaklar. Benim bardağım sol baştaki kahverengi tutma yeri olan cam kupa. Anneanneme bir kez…
-
Sex education
Trafik can sıkıcıydı, ergenlikle birleşince daha da can sıkıcı oluyordu. Caddebostan-Göztepe-Kadıköy ekseninde geçen hayatım Erenköy-Beyoğlu eksenine taşınmıştı. Her gün hemen hemen dört saat serviste oturuyordum. İzmir’deki otobüslü günlerime geri dönmüş gibiydim. İzmir’de anneannemlerin de bizim de yaşadığımız yer olan Bostanlı’da ilkokula gidiyordum. Dedemin kitapçı dükkanı, yani aile içinde isimlendirdiğimiz şekliyle “mağaza”, İzmir’in merkezi Konak’taydı. Çalıştıkları yeri bir nevi evleri gibi…
-
Dedemin Eve Gelişi
İzmir’deki çocukluğumla ilgili yazıp paylaşmadığım ve daha yazmak istediğim çok şey var. Bu yazıyı Kasım 2022’de yazmışım. İzmir serisinin ilk yazısı olsun. Bir de kokular var, benim için önemli ve vazgeçilmez. Nedim Gürsel hocam geçenlerde kitap dosyamı okuduktan sonra “Kendi burnum koku almıyor gibi hissettim, ne çok bahsetmişsin kokulardan” dedi. Nasıl bahsedilmez kokulardan? Benim için imkansız… Dolayısıyla bu yazı kokular…