I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

Etiket: Istanbul

  • Meat is Murder

    beyoğlu. bayramın birinci günü. obsession’ı izledim. beklediğim kadar korkunç değildi, biraz hayal kırıklığı yaşadım. iki gündür evden dışarı adım atmamıştım, en azından ona yaradı. sinemadan çıkınca kendimi eski emek’in sokağında buldum. bowling salonu da eski sinepop da yok artık. istiklal’e çıkmak istemedi canım, pendor yerinde duruyor mu bakayım dedim. kapalıydı. belki o da yok artık. bir cesaret trans sokağına girdim.…

  • Yazmak, Yürümek ve Rayihalar Üstüne

    daldan dala atlayan ve daha başka birçok dala da atlayası olan bir yazı… Yazmanın hareket etmekle doğrudan bağlantılı olduğuna inananlardanım. Hemingway ayakta yazarmış. Virginia Woolf da. Murakami yazmayı maraton koşmaya benzetir, her iki pratiğin birbirlerine ne kadar benzediğinden, birbirlerini beslediğinden bahseder Koşmasaydım Yazamazdım kitabında. Ben ne ayakta yazıyorum ne de bir koşucuyum. Ama bilen bilir, iyi yürürüm. Yürümek benim ana…

  • İstanbul’da Daha Ne Hikâyeler Geçiyor

    Meşher, ya da Arter’in İstiklal Caddesi’ndeki eski binasında ilginç bir sergi açıldı: Hikâye İstanbul’da Geçiyor. Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin’in küratörlüğünde gerçekleşen sergi İstanbul’da geçen, İstanbul’dan yolu geçen, İstanbul’u konu alan, velhasıl bir şekilde yolu İstanbul’a düşen hikâyeleri, yazarları konu alıyor. Bildiğimiz, bilmediğimiz bir sürü polisiye hikâyenin yanı sıra Voltaire’in Candide’i ya da Pierre Loti’nin Aziyade’si de serginin dokundukları…

  • Gezi taraflarındayız

    Bedenen burada olmanız gerekmiyor, bunun üstüne düşünün, hangi ucunu yakalamak istediğinize karar verin ve harekete geçin. Herkes bir ucundan tutsa dünya değişebilir gibi görünüyor şu günlerde. Umut fakirin ekmeği, benim gibi bir karamsar bile böyle düşünüyorsa! :)

  • Spleen d’Istanbul

    Sevgili günlük, İstanbul çok sıkıcı bir yer. Dağ başını ve oranın sıkıcılığını özledim şimdiden. Her yerde çok fazla insan var ve bunların ne işe yaradığını düşünüp duruyorum. Dağ başının sessizliğini, yalnızlığını bulmaya imkan yok bu sokaklarda. Baudelaire misali kalabalıkların yalnız adamını oynuyorum burada ve her gün daha da yalnızlaşıyorum. Herkesin ayrı bir gailesi, işi-gücü var ve ben burada ne yaptığımı…