-
the artist – michel hazanavicius
sessiz filmlere karşı özel bir sempati vardır bizim evde. o yüzden modern bir sessiz film olduğunu düşündüğümüz the artist için de daha izlemeden sempati besledik. michel hazanavicius’un oscar alması beklenen filmi güzel olmasına güzel ama sesle olan ilişkisi dışında (bir kabus sahnesinde seslerin birden gelmeye başlaması ve en sondaki bir-iki cümlelik diyalog) modern hayata pek dokunduğu söylenemez. daha çok bir…
-
kara rağmen
biliyorum, herkes bizim gibi sıcak evlerde, ofislerde geçirmiyor gününü. evsizler, bütün gün açıkhavada çalışmak zorunda olanlar, kara karşı kanat çırpmakta zorlanan kuşlar, yemek bulamayan hayvanlar var. biliyorum, işine yakın yerlerde oturmayanlar için karda kışta evin yolunu bulmak, iptal edilen vapurlara, deniz otobüslerine rağmen dere tepe aşıp yuvaya ulaşmak çok güç. ve biliyorum, bu soğuklar yüzünden doğalgaz faturası yine ayyuka çıkacak.…
-
the descendants – alexander payne
alexander payne filmlerini seviyorum, başrolde hiç bayılmadığım georges clooney olduğu zaman bile! about schmidt ve sideways ile sinema tarihime adını altın olmasa da gümüş harflerle yazdıran payne, kaui hart hemmings’in aynı adlı kitabından uyarladığı the descendants‘ta annenin bir kaza sonucu komaya girmesiyle hayatları “alt-üst” olan hawai’li köklü bir aileyle tanıştırıyor bizi. annenin yavaş yavaş aradan çekilmesiyle clooney’nin canlandırdığı baba karakterinin iki…
-
martının düşündürdükleri
geçtiğimiz yaz fındıklı parkı’ndaki salaş çay bahçesini kendine mesken tutmuş bir martı arkadaş vardı. en son eylül ayında bile oradaydı, yüzü denize dönük öyle hüzünlü bir oturuşu, kanatlarını uçmak istiyor da uçamıyormuşçasına öyle bir açışı vardı ki çay bahçesindekilere sormuştuk derdi ne bu martının, ne zamandır burada oturur diye. hikayesi hüzünlüydü. yavruymuş, kanatları yağsızmış, nasılsa bir gün buraya gelmiş ve…
-
mrs dalloway
kırmızı kedi yayınlarından çıkan yeni mrs dalloway‘in kapımıza düşmesini fırsat bilip 1997 yapımı marleen gorris’in yönettiği, vanessa redgrave’in mrs dalloway’i canlandırdığı filmi izleyelim dedik. film, redgrave’in üstün oyunculuğu sayesinde beklediğimizden çok daha güzel çıktı. bilinç akışı, kitaptaki geçişler sinema diline çok iyi dökülmüş. filmden önce evdeki diğer mrs dalloway çevirisini yenisiyle karşılaştırma işine soyunduk, çok eğlenceli sonuçlar çıktı. tomris uyar’ın…