-
İstanbul’dan Ceramic Dog Geçti
İstanbul müzik açısından dünyanın en hareketli kentlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Salon olsun Babylon olsun, her daim düzenlenen festivaller olsun belli bir kitlenin müzik ve onunla direkt bağlantılı sosyalleşme açlığı/ihtiyacı gideriliyor. Biz caz severler bundan her zaman nasibimizi alamıyoruz elbette. Ne de olsa New Orleans gibi sonsuz seçenek olan bir yerde yaşamıyoruz; ama bunun tek sebebi caz başkentlerinde yaşamamamız değil,…
-
Bond, James Bond
James Bond çılgınlığına giriş yapmış bulunuyorum. Skyfall sinemada izlediğim ilk James Bond filmi olmasının yanında, televizyonda karşılaşıp da izlediğim – yaklaşık altı yıldır televizyonum olmadığına göre epey zaman geçmiş üstünden – ve bende pek bir iz bırakmamış gibi görünen Bond filmlerinden sonra kendi isteğimle gidip izlediğim ilk Bond filmi oldu. Bond ile ilişkimi sanırım eskisi gibi “çekimser” bir şekilde sürdüreceğim.
-
Dırdır haller
Görünürlük Projesi benim için pek iç açıcı başlamadı. Oturup uzun uzadıya yazasım yok ama neden performans alanında üreten bazı sanatçılarımız basit fikirler üstünden ilerlemiyor, onlara sunulan mekanı kullanmıyor, zaten sahip oldukları “kendi”likleri içinde kaybolan, seyirciye hiçbir şey geçiremeyen işler ortaya koyuyorlar anlamıyorum. Dış görünüş, kostümler, saç, makyaj sunumun küçücük bir parçası ve onlarla oynayarak geçen her dakika performansın özünden yiyor.…
-
I hate understanding people!
“No, I don’t understand a bit what you mean about rightness and about relationships and about the world. Damn the world, anyhow. And I hate “understanding” people, and I hate more still to be understood. Damn understanding more than anything. I refuse to understand you. Therefore you can say what you like, without a qualm, and never bother to alter…