-
başka bir yerde çok zor yaşamlar
bela tarr’ın 2011 berlin gümüş ayı ödüllü filmi torino atı sinemaya doymamı sağladı bugün. bir kez daha festivali neden sevdiğimi hatırladım.festivali sevme sebeplerimden biri atlas pasajı’nın içine doğru uzayan bilet kuyruğu. sıra gelmeyeceğini bile bile bekleyen insanları görmek sinemaya olan inancımı artırıyor (ne yazık ki tiyatro-dans konusunda bu inanca çok da sahip olduğum söylenemez). atlas sineması’nın en büyük salonunda oynayan…
-
film festivali başladı!!!
evet, bütün coşkusuyla bir kez daha film festivali başladı. benim gibi fazla işi gücü olmayanlar için gündüz seansları altın madeni gibi. sadece 4tl vererek bir sinema salonuna, kalabalığın arasında bir koltuğa gömülüyor, hiç arasız film izlemenin keyfini çıkarıyorum. belki 5-10 yıl önceki gibi rekora koşan bir seyirci değilim ama artık sürprizlere daha açık olduğum kesin. kitapçığı hiç elime almadan, o…
-
la luna – bernardo bertolucci
bir kez daha sapkın bir anne-oğul ilişkisi. beni korkutan türden. geçen hafta julianne moore’un başrolde olduğu 2007 yapımı savage grace filminde de aynı türde, anne-oğul arasındaki şiddetli bir ilişkiye şahit olmuştuk. bertolucci’nin 1979 yapımı la luna filmi ise konuya çok daha “ahlakî” yaklaşıyor denebilir. ya da en azından sadece oyunculuklara güvenerek sırt üstü yatan bir yönetmen olmadığını filmin her karesinde…
-
dansla dönüşen bir kent
avrupa’nın en güzel kentlerinden birinde, dopdolu bir haftasonu geçirdim. ortasından büyülü bir nehrin geçtiği, salkım söğütlerin yeni yeni yeşermekte olan dallarının nehre doğru aktığı bu kentte insanlar huzurlu, sokaklar keşfedilmeye hazır ve her yer rengarenk.ljubljana bu yıl çağdaş dansın başkenti olarak nitelendirilebilecek kadar yoğun bir temponun içinde. geçen ay sloven dans platformu, geçen haftasonu aerowaves spring forward derken yaklaşık üç…