-
more – barbet schroeder
barbet schroeder ile ilk tanışma. 1969 yapımı, 1969 ruhlu bir film. müzikler pink floyd’dan ve belki de filmin en güzel yanı da onlar. nitekim tüm bu matematik okuyup macera aramaya paris’e giden alman genci ve aşık olduğu kızın sürüklemesiyle eroine başlaması, sonra da bir köşe başında yüksek dozdan ölüp gitmesi, ve hatta intihar etmiş sayıldığı için törensiz bir çukura atılıvermesi…
-
salt’ın etkinlik programından haberdar mıydınız?
ben değildim. ve butch morris’i, cevdet erek’li, ali akay’lı, vasıf kortun’lu sergi turlarını ve daha nicelerini kaçırdığım için oldukça üzüldüm açıkçası… sadece facebook üstünden duyuru yapıyorlar, dolayısıyla yakalayabilmek için ya bir facebook hesabınız olmalı ya da benim gibi başka birinin facebook hesabı vasıtasıyla rss feed’lerin e-mail olarak gelmesini sağlamanız gerekiyor. başka çare yok gibi, bilen var mı?
-
can simidi gibi
hiç keyfim yok.yorgunum.ev boş, mutsuz ediyor insanı.işler ters gidiyor.bazen insanlarla anlaşmak çok zor oluyor. derdimi anlatmaya çalışırken daha da dertlendiğimi hissediyorum çoğu zaman.yapacak edecek bir sürü şey var aslında ama ne zaman var, ne de enerji.akşamları bir film koyuyor karşısında uyuyakalıyorum çoğu zaman. sorun filmlerde değildir büyük ihtimalle.bu ara uyuklamadan izleyebildiğim tek şey yaratıcılığını eric overmyer ve david simon’ın yaptığı treme.…
-
temporary blog
mihran tomasyan sen balık değilsin ki performansını lübnan civarındaki evlerde sergilemek üzere yola çıkmış. izlenimlerini de buradan paylaşacakmış: http://sonuselamet.tumblr.com/bilginize…
-
bana müsaade
ölmedim.ama tallinn’de izlediğim mart kangro’nun start.based on a true story, no99’ın the deer hunter ve mimeproject’in mime goes sustainable performansları ve untold stories sergisiyle ilgili yazdığım yazı blogger’ın bakım-onarım çalışmalarına denk gelip de sanal ortamda kaybolup gidince, işler de zaten yoğun olunca bir küçük ara verdim.bir gün aynı enerjiyi ve heyecanı toplar da tallinn hikayesini kapatabilirsem ya da işlerden başımı kaldırıp…