-
30 eylül cuma
öncelikle bir zamanlar anadolu’da‘nın sadece hafta sonu 18bin kişi tarafından izlendiğini öğrendim. demek ki ülkemizde parmakla sayılır gelişmeler oluyor bu aralar, sevindirici :) ama benim asıl bahsetmek istediklerim bu cuma gecesinin yani 30 eylül’ün kerameti. istanbullular’ı bir kez daha kültürel hareketliliğin tavan yapacağı bir gece bekliyor, vitaminlerinizi alın, enerjinizi toplayın, gerekirse şimdiden fazladan 1-2 saat gece uykusuyla cuma gecesinin canını…
-
bir zamanlar anadolu’da – nuri bilge ceylan
yorgunluktan ayaklarımızı sürüsek de, gözlerimiz “uykuuuu” diye uluyarak kapanıyor olsa da çivi çiviyi söker dedik ve bir zamanlar anadolu’da’yı onu toplamda izleyecek hepi topu muhtemelen üç-beş bin insan arasında ilk sıralarda yer alalım sevdasıyla sinema yollarına düştük pazar gecesi. en geç seans 22:00 idi ve biz iki cesur yürek filmin iki buçuk saatlik süreyi göz ardı edip yanımızda iki adet iri…
-
borges’den çıkıp mungan’a varış
eleştiri kurumunun yerlerde süründüğünden daha önce de dem vurmuştum. geçen gün bulduğum şu video ve aynı gün bir arkadaşımın tanık olduğunu anlattığı yekta kopan-murathan mungan söyleşisi durumun ne kada içler acısı olduğunu bir kez daha fark etmeme neden oldu. kısaca anlatmaya çalışacağım, öncelikle tadından yenmez bir borges röportajı: maalesef (ve tabii ki iyi ki!) fransızca, ama hayatının son on yılını yarı-kör olarak…
-
evinizin rahatlığında sergi gezmenin dayanılmaz hafifliği
keyifle karıştırılacak ve hayran olunacak işler keşfedilebilecek bir site buldum, hem de yerinizden kıpırdamanız, istanbul trafiğine atılmanız, dere tepe düz gitmeniz gerekmiyor ulaşmak için: http://database.becomingistanbul.org/ evet, salt’ın mevcut sergisiyle bağlantılı. evet, bir tasarım harikası. ve her türlü ilgiyi sonuna kadar hak ediyor. biliyorum, derinlemesine bir şey yazmış değilim açılan sergilerle ilgili ama bunun için biraz zamana ihtiyacım olacak sanırım. ne de…
-
la paura – roberto rossellini
ingrid bergman’lı, münih havalı, stefan zweig’ın die angst eserinden uyarlanmış, 1954 yapımı bir roberto rossellini filmiyle 18 eylül’ü noktalıyoruz. biraz türk filmi tadındaki la paura kocası hastanede yatarken onu aldatan bir kadının, kocası dışarı çıktığında suçluluk duygusuyla baş edememesi üstüne kurulu kısaca anlatmak gerekirse. ne rossellini’nin ne de bergman’ın en iyi filmi değil, o kesin. hatta içimizde zweig okuma hevesi…