I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

  • borges’den çıkıp mungan’a varış

    eleştiri kurumunun yerlerde süründüğünden daha önce de dem vurmuştum. geçen gün bulduğum şu video ve aynı gün bir arkadaşımın tanık olduğunu anlattığı yekta kopan-murathan mungan söyleşisi durumun ne kada içler acısı olduğunu bir kez daha fark etmeme neden oldu. kısaca anlatmaya çalışacağım, öncelikle tadından yenmez bir borges röportajı: maalesef (ve tabii ki iyi ki!) fransızca, ama hayatının son on yılını yarı-kör olarak…

  • evinizin rahatlığında sergi gezmenin dayanılmaz hafifliği

    keyifle karıştırılacak ve hayran olunacak işler keşfedilebilecek bir site buldum, hem de yerinizden kıpırdamanız, istanbul trafiğine atılmanız, dere tepe düz gitmeniz gerekmiyor ulaşmak için: http://database.becomingistanbul.org/ evet, salt’ın mevcut sergisiyle bağlantılı. evet, bir tasarım harikası. ve her türlü ilgiyi sonuna kadar hak ediyor. biliyorum, derinlemesine bir şey yazmış değilim açılan sergilerle ilgili ama bunun için biraz zamana ihtiyacım olacak sanırım. ne de…

  • la paura – roberto rossellini

    ingrid bergman’lı, münih havalı, stefan zweig’ın die angst eserinden uyarlanmış, 1954 yapımı bir roberto rossellini filmiyle 18 eylül’ü noktalıyoruz. biraz türk filmi tadındaki la paura kocası hastanede yatarken onu aldatan bir kadının, kocası dışarı çıktığında suçluluk duygusuyla baş edememesi üstüne kurulu kısaca anlatmak gerekirse. ne rossellini’nin ne de bergman’ın en iyi filmi değil, o kesin. hatta içimizde zweig okuma hevesi…

  • bira sevgisi uğruna!

    işte size çok sevgili t.c. kültür bakanlığı’nın desteklediği güzide bir etkinlik daha: oktoberfest! evet, türkiye’de satışı yapılan bütün biraların sadece beş liraya satılacağını, birayı sevdireceğini iddia eden bu tek günlük “festival” 9 ekim’de park orman’da olacakmış. kültür bakanlığı ne mi alaka? belki farkında değilsiniz ama yemek ve de içmek kültürümüzün en önemli ve belli başlı ögelerinden biridir. e sonuçta aç…

  • "seni seviyorum"un iki hali

    “i love you once i love you twicei love more than beans and rice”“je t’aime totalement, tendrement, tragiquement”ilki louis malle’in pretty baby filminden, diğeri godard’ın le mépris filminden. birini brooke shields söylüyordu, öbürünü brigitte bardot. hangisi daha güzel bilemedim, ikisinin de unutulmaz olduğu kesin.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir