Cette histoire est entièrement vraie, puisque je l’ai imaginée d’un bout à l’autre – Boris Vian

  • dot’tan bir küfür senfonisi

    itiraf ediyorum: dün akşam İLK defa bir dot oyunu izledim. yıllar önce mısır apartmanı’nda oynamaya başladıklarında merak etmiştim ama züğürt dönemlerimde hiç gidememiştim (dot sanırım halen en pahalı özel tiyatro). maçka g-mall’a taşındılar, güzel mekanlarının methini çok duydum ve sonunda bir fırsat çıktı önüme, kendimi supernova beautiful burnout oyununa attım. tam biletin 50tl, öğrenci biletinin 25tl olduğu oyun neredeyse kapalı…

  • the iron lady – phyllida lloyd

    meryl streep’in başrolde olduğu, yönetmenliğini phyllida lloyd’un yaptığı the iron lady meryl streep’e bir oscar daha kazandırmak için çekilmiş, o kesin. ama margaret thatcher’ı yüceltmek için mi, yoksa sadece son sahnesiyle onunla ve hatta tüm kadın cinsiyle dalga geçmek için mi çekilmiş, işte onu tam çözemedim. thatcher’ın özelleştirmenin önünü açan, türkiye’de de özellikle turgut özal’ı etkilemiş ve hem kısa hem uzun vadede…

  • huhuuuuuuuuuuuuu

    keyfim yerinde çünkü çok güzel bir haber aldım. yaramaz fransız yönetmen michel gondry raymond queneau’nun “yüzyılın en güzel aşk romanı” olarak tanımladığı boris vian’ın günlerin köpüğü romanını sinemaya uyarlıyormuş. 2013 yılında tamamlanması planlanan prodüksiyonda chloé’yi audrey tatou, colin’i romain duris canlandıracakmış. ne kadar büyük bir heyecan ve merakla beklediğimi tahmin edebilirsiniz…

  • ey ahali!

    fark ettim ki camianın bazı aklı evvelleri, “koreografi”ye “kareografi” demekteler. nereden, nasıl bulmuşlar bu kelimeyi bilmiyorum. siz siz olun koreografiyi böyle yanlış yazmayın, kemiklerimi sızlatmayın. “karegorafi”nin ilyas odman’ın 16 şubat kumbaracı 50 gösterisinin duyurulduğu bir cümlede yer aldığını da belirtmek isterim bu arada. popüler mi oluyoruz ne…

  • the man who had his hair cut short – andré delvaux

    oscar filmlerine 1966 yapımı bir flaman filmiyle ara verdik. yönetmen isim itibariyle walon gibi görünüyor ama the man who had his hair cut short flamanca çekilmiş bir film. sight&sound’da methini okuyup büyük bir hevesle başına oturduk ama maalesef hüsrana uğradık. flaman sinemasının neden meşhur olmadığı çok açık. the man who had his hair cut short şiirsel, vaatlerle dolu bir isme ve bir…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir