Cette histoire est entièrement vraie, puisque je l’ai imaginée d’un bout à l’autre – Boris Vian

  • mutluluk üstüne özel bir müze

    cuma akşamı cezayir restoran’da yapılan bir davetle cumartesi günü, yani 28 nisan’da açılan masumiyet müzesi’ni kutlamış olduk. tahmin edersiniz, herkes oradaydı. sevgili padişahımız rte’nin çok sevgili kültür bakanı ertuğrul günay’a herhalde bir daha asla cuma geceki kadar yaklaşamam. keşke o ortalıktayken biraz daha kafayı bulmuş olsaydım da gidip rakı kadehine kadehimi tokuşturup kültür-sanat alemimizin şerefine dikiverseydim şarabı kafama. ne yazık…

  • yorumsuz yorum

    dün (29 nisan 2012) akşamüstü 5 sıralarında nişantaşı’nda yürüyoruz. kornalara basa basa bir araba konvoyu geliyor. kim bunlar, ne yapıyorlar diye anlamaya çalışırken az ilerimizdeki arabanın arka camı açılıyor, kaldırımın kenarına bir tutam beyaz kağıt çöp gibi atılıyor. bakıyoruz, bu insanların camdan çıkardıkları küçük yuvarlak pankartlarda “şehir tiyatroları yok edilemez” yazıyor. yere çöp gibi attıkları kağıt işte fotoğrafta gördüğünüz kağıt.…

  • endişe angst anxiété

    türk tiyatrosu için endişeliyim.istanbul’daki müzik sahnesine bakıyorum, ışıltılı. görsel sanatlar sahnesi kıpırtılı. çağdaş dans belki burada ses çıkarmıyor ama yurtdışına bir gel-git var.peki ya tiyatro? dün akşam tiyatro boğaziçi’nin eleni’den mektuplar oyununa gittik. buraya daha önce yazdığım dot ve mekan artı eleştirilerini direkt geri almak istedim salondan çıkmayı başardığımda. artık türkiye’de eleştirmenlerin, seyircilerin dot oyunlarını neye göre yere göğe sığdıramadığını…

  • salt galata’da iki sergi

    nisan ayının ilk günlerinde salt galata’da edebiyatla azıcık ilgilenenleri heyecanlandırma olasılığı yüksek bir sergi açıldı: tercüme eden. suna kafadar, charles arsène-henry ve shumon basar tarafından gerçekleştirilen sergide sevim burak’tan david pearce’a, murat uyurkulak’tan tom mccarthy ve evliya çelebi’ye 14 yazardan seçilmiş metinler “ses”leriyle buluşuyor, bizi salt galata’nın beyaz mermerleri arasından alıp bahsettikleri şehirlerde kısa gezintilere çıkarıyor. ya da sadece çıkarmaya…

  • brasil brasil diye diye

    çok uzak (gidiş 14, dönüş 12 saat), bana hissettirdikleri açısındansa fazla yakın, sarı-yeşil ülke brezilya’ya defalarca gidemedikten sonra bu sefer kaçırmama imkan yoktu. tüm işler ayarlandı, yolculuk öncesindeki hafta fazladan çalışıldı, stres dolu günlerin acısı nasılsa uçakta çıkar denildi. haksız değilmişim, 14 saat üç film izlemek, birkaç saat kestirmek ve kitap okumak için yeterli oldu. uzun uçuşun thy markalı olmasını…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir