Cette histoire est entièrement vraie, puisque je l’ai imaginée d’un bout à l’autre – Boris Vian

  • footnote – joseph cedar

    2011 yapımı footnote bu yıl oscar yarışında yabancı film kategorisine israil’den dahil olan film. aynı dalda (talmud araştırmaları) çalışan baba-oğul akademisyenin eğlenceli hikayesi. anlatım tarzını nanni moretti’ye çok benzettik. aynı telaş ve endişe yaratacak durumlar, aynı espri anlayışı. filmin en hoş sahnesiyse, bence, bakanlık binasındaki minicik bir odada bir masa etrafında sıkışmış 5-6 kişinin “gizli” toplantısıydı. sakin ve düzeyli gibi…

  • they live – john carpenter

    doğu yücel’in ilk beş bilimkurgu filmi listesinden etkilendik ve dün akşam kendimizi john carpenter’ın 1988 yapımı they live filmini izlerken bulduk. hikayeye göre dünyayı uzaylılar çoktan ele geçirmiş, insanlığı hizmetlerine almışlar ve kurdukları bir baz istasyonu sayesinde görüntülerini insana benzetmeyi, mesajlarını kimseyi rahatsız etmeden vermeyi başarıyorlar. baş karakterimiz nada bulduğu özel güneş gözlükleriyle bu saklı gerçeğin farkına varıyor ve polise…

  • sınır tanımayan kitaplar!

    işte kitap raflarına ulaşmayı kolaylaştırması muhtemel, umut verici haberler: Ebooks shouldn’t be restricted by European borders Books without borders gerçi türkiye henüz avrupa birliği’ne bile dahil değilken neden bu kadar umutlandım bilinmez…

  • raflardan notlar

    kitaplar en az bahsettiklerim bu sayfalarda belki ama aslında en derin ve uzun soluklu ilişkim onlarla. okumayı, haftalar, hatta aylarca çantamda aynı kitapla gezip yıprtamayı, tadına vara vara okumayı seviyorum ama onlar hakkında yazmayı o kadar da sevmiyorum. derin ilişkiler hakkında söz söylemek daha zor oluyor sanırım… son aylarda elimden birkaç kitap geçti, geçiyor ki not etmezsem olmaz: 1- samuel…

  • hayat var – reha erdem

    reha erdem’in son filmi, 2010 yapımı kozmos 15 haziran’da ingiltere’de vizyona girdi ve hemen ardından da trevor johnston imzalı, filmi yere göğe sığdıramayan bir eleştiri geldi. filmi ilk çıktığı günlerde izlemeye çalışıp mistik havası ve fazla dinli baş karakterinden rahatsız olunca beyaz perde karşısında uyuklamayı tercih etmiş bir izleyici olarak, erdem’in önceki filmi, 2008 yapımı hayat var‘ın peşine düştüm. herkes gider…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir