-
Taiping Tianguo üzerine kısacık
Herkes Muhteşem Gatsby‘den bahsediyor ama benim aklım 24 Mayıs Cuma vizyona girecek olan Günlerin Köpüğü‘nde. Boris Vian gibi bir delinin başyapıtını ancak Michel Gondry gibi başka bir deli beyaz perdeye aktarabilirdi. Film hakkında çok iyi şeyler duydum ve izlemek için gerçekten sabırsızlanıyorum. Salt’taki Taiping Tianguo sergisini geçtiğimiz günlerde ziyaret ettim. Tehching Hsieh’nin bir yıllık performans dizilerinden 1981-82 arasında gerçekleştirdiği ve hiç iç mekana…
-
Mavi bir ruh hali
İngilizce’de en çok sevdiğim deyişlerden biri üzülmek anlamında kullanılan “getting blue”. “Mavileşmek” yani. Mavi rengini makus kaderiyle bütünleştiriyor ve ben her üzgün olduğumda mavileştiğimi düşünüp bir parça da olsa sıyrılıyorum kara bulutlardan. Carmen McRae’nin en güzel albümü Bittersweet‘i dinlemeyeli uzun zaman olmuştu. Açılış şarkısı Nat King Cole’un When Sunny Gets Blue beni kendi maviliğimle ilgili düşündürdü. Twitter üstünden şarkının beğendiğim başka yorumlarını…
-
Spleen d’Istanbul
Sevgili günlük, İstanbul çok sıkıcı bir yer. Dağ başını ve oranın sıkıcılığını özledim şimdiden. Her yerde çok fazla insan var ve bunların ne işe yaradığını düşünüp duruyorum. Dağ başının sessizliğini, yalnızlığını bulmaya imkan yok bu sokaklarda. Baudelaire misali kalabalıkların yalnız adamını oynuyorum burada ve her gün daha da yalnızlaşıyorum. Herkesin ayrı bir gailesi, işi-gücü var ve ben burada ne yaptığımı…
-
Kaldırımda bir kelebek
İstanbul’da günlerim uzun yürüyüşler üstüne kurulu. Dağ başındaki bir arkadaşım “Hareket eden objeler çarpışır” demişti. Ben de mümkün olduğunca çok hareket ederek İstanbul’un enerjisini, kaosunu içime doldurmaya, tanıdık-tanımadık insanlara çarpmaya, karşılaşmaları tetiklemeye çalışıyorum. İşte bu kelebek de Maçka civarında hareket halindeyken bir kaldırımda çıktı karşıma. Önce ölmüş sandım, avucuma alınca canlandı. Öylece kaldırıma bırakmamak için bir ağacın gövdesine koydum, uçtu,…
-
Büyük umutlar
Hiçbir şey beklediğim gibi olmadı. Zannediyordum ki ben inince şehre, havai fişekler patlayacak, tüm arkadaşlarım kapımda sıra olup boynuma sarılacak, muhabbetim bile olmayan mahalle esnafı üç aydır nerelerde olduğumu sorup olmayan maceralarımı anlatmam için ısrar edecekti. Oysa ben dağ başında yeni bir şeyler yaşarken İstanbul’da hayat olduğu gibi devam etmiş. Mahalleme eklenen 3-5 yeni kafe, bar dışında buralarda değişen pek…