-
sahne senin istanbul’a anlam katmak
bu sabah ilk defa beyoğlu’nda uzun zamandır ne işe yaradığını düşündüğümüz istanbul2010 sahnesi isimli zamazingonun güzel bir kullanılışına şahit oldum. 4-5 kişilik bir caz grubu eğlenceli bir konser vermekteydiler sabah 10 civarında. o küçük, biçimsiz sahne de böylece üstüne yerleştirilen hoparlörlerle acayip müzikler yaymak yerine bir işe yaramış oldu. tabii şimdi acaba bu çocuklar sahneyi görüp işgal mi ettiler, yoksa…
-
sıkıcı bir-iki gün
yepyeni bir mahalleye yerleşmekle uğraşırken kültür-sanat dünyasının bir adım uzağına düşüverdim son zamanlarda. işte geçen haftayla ilgili birkaç not: radikal kitap 10. yılını kutlamak için santralistanbul’daki tamirane’de ağırladı bizleri. güzel müzikli bir geceydi her şeyden önce. herhangi bir barda çalınsa herkesi gece boyu dans ettirecek müziklerle donuk edebiyat camiası kokteyl yudumlamayı tercih etti. kalem agency tayfası, cumhuriyet’teki yazılarına son veren…
-
süreyya gecesinden akılda kalanlar
çgsg ve istanbul devlet opera ve balesi’nin işbirliğinde geçtiğimiz ay bağımsız hareket adında bir gece düzenlendi kadıköy’deki süreyya operası’nda. alanda yaşayan, çalışan, üreten, yaratan, alanı takip eden herkesi biraraya getiren, artısıyla eksisiyle akılda kalıcı bir geceydi. taldans, hareket atölyesi, ayşe orhon, aydın teker, talin büyükkürkçiyan, remdans ve ilyas odman’ın eski-yeni performanslarıyla katıldığı gecede her ne kadar programlama anlamında bir bütünlüğe…
-
"hava"da kalanlar…
geçen haftayı ayşe orhon’un üsküdar tekel sahnesi’ndeki hava işiyle kapadık. ayşe’nin 2009 ağustos’ta berlin’de ilk gösterimini yaptığı, o zamandan beri portekiz, fransa, italya’da gösterilen hava‘sı bize ancak ulaşabildi. bu konuda kime veryansın etmeli artık bilmiyorum. ne de olsa aydın teker’in aKabı, taldans’ın dokuman işleri de aynı durumda kalmıştı. istanbul ancak yalancı bir avrupa kültür başkenti olma kapasitesinde. dansın halen kurumsallaşmış…
-
istiklal caddesi üstünde yeni bir "arter"
hava üstüme basıyor, kocaman ağır bir asker postalının altında eziliyorum sanki. oysa yapacak ne çok şey, çözmek gereken ne çok sorun var. mayıs ayının ikinci yarısı böyle sıkıcı, bunaltıcı olmamalıydı… geçtiğimiz haftalarda görsel sanatlar alanından tanıdık yüzlerin istiklal caddesi’ne kadar taştığı, en az vitrindeki şişme tankı kadar havalı bir kokteylle açılan yeni çağdaş sanat mekanımız arter, eylül ayına kadar sürecek…