Cette histoire est entièrement vraie, puisque je l’ai imaginée d’un bout à l’autre – Boris Vian

  • arter’de ikinci sergi

    ne güzel mekan şu arter! gidilesi bir mekan. ikinci sergi ile bir kez daha bunu gösterdi. emre baykal’ın küratörlüğünde, her sergisiyle, küçük bir bienal heyecanı yaşatıyor.dışarıdan da görülebilen, davetkar şapkaların önünden uzun zamandır geçip duruyorduk, plânsız programsız içeri daldık dün. şapkalar ayşe erkmen’in binanın geçmişine ithafen yaptığı j, k & h adlı çalışmaymış. dışarıdan bakıldığında renkli ve çekici görünse de…

  • black swan – darren aronofsky

    beklentileriniz yüksek olduğunda ne görseniz beğenmeme ihtimaliniz de o kadar yüksek oluyor. darren aronofsky ile derin ilişkim pi‘yi üç, requiem for a dream‘i beş defa izlemek üstüne kuruluyken ve ardından gelen en son filmi de (the wrestler) çoğu insanın tersine oldukça beğenmişken (özellikle karakteri bir belgesel çekiyormuşçasına sürekli arkadan izlemesi) black swan‘dan çok daha fazlasını bekliyordum. nedense?!nereden duyduysak, natalie portman ve…

  • izleyiniz! -10

    2008’de çekilmiş. biz dün gece izledik. yönetmen marina zenovich 1-2 yıl daha bekleseymiş polanski’nin isviçre’de yakalanmasına da yer verebilecek, belgeseli daha da zenginleşebilecekmiş.bu kadarıyla bile dünyanın her tarafında akılda kalıcı filmler yapmayı başarmış, çocukluğundan itibaren insanın sebep olduğu vahşetle defalarca yüz yüze gelmiş (nazi işgalindeki polonya’da annesini ve babasını yitirmesi, satanistlerin karısı sharon tate’i los angeles’taki evlerinde katletmesi) bir yalnız…

  • kim kiminle nerede ne zaman ne yapıyor

    habercilik anlayışımız yukarıdaki soruların cevaplarına emanet.ilginç bir yerde yaşıyoruz. herkes bilip bilmeden konuşuyor. bütün cümlelerimiz “bence” ile başlıyor. bir blog yazarken olabilir ama haber verdiğini iddia eden sitelerde buna nasıl izin veriliyor anlamıyorum. kimse siteye konacak yazıları bir gözden geçirmiyor ve daha da kötüsü kimse yazarlarına en azından imla kurallarına dikkat etmelerini, yazıyı koymadan önce son bir kez okumalarını söylemiyor…

  • izleyiniz! -9

    la fille coupée en deux – claude chabroleğer “garip”, tam anlamıyla “absürd” bir film izlemek istiyorsanız kesinlikle kaçırmayın. çünkü, geriliminden genelde çok zevk almadığım chabrol usta, bu filminde şu ana kadar gördüğüm en acayip karakterleri yaratmayı başarmış. tabii bu cümleyi yazdıktan hemen sonra aklıma buraya yazmayı atladığım ama gariplikte chabrol’u sollayacak werner herzog’un david lynch yapımı my son, my son,…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir