-
köpekleri izlerken…
p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 13.0px Helvetica} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 13.0px Helvetica; min-height: 16.0px} span.s1 {font: 13.0px Arial; color: #787878} tek kelime almanca bilmiyorum desem yeridir. ingilizce’ye az çok benzeyen 1-2 kelimenin anlamını tahmin etmek dışında, dilin yapısı, kuralları hakkında en ufak bir fikrim yok. alman diline de, almanya’ya sempatim yoktur pek. disiplini, operası,…
-
arter’de ikinci sergi
ne güzel mekan şu arter! gidilesi bir mekan. ikinci sergi ile bir kez daha bunu gösterdi. emre baykal’ın küratörlüğünde, her sergisiyle, küçük bir bienal heyecanı yaşatıyor.dışarıdan da görülebilen, davetkar şapkaların önünden uzun zamandır geçip duruyorduk, plânsız programsız içeri daldık dün. şapkalar ayşe erkmen’in binanın geçmişine ithafen yaptığı j, k & h adlı çalışmaymış. dışarıdan bakıldığında renkli ve çekici görünse de…
-
black swan – darren aronofsky
beklentileriniz yüksek olduğunda ne görseniz beğenmeme ihtimaliniz de o kadar yüksek oluyor. darren aronofsky ile derin ilişkim pi‘yi üç, requiem for a dream‘i beş defa izlemek üstüne kuruluyken ve ardından gelen en son filmi de (the wrestler) çoğu insanın tersine oldukça beğenmişken (özellikle karakteri bir belgesel çekiyormuşçasına sürekli arkadan izlemesi) black swan‘dan çok daha fazlasını bekliyordum. nedense?!nereden duyduysak, natalie portman ve…
-
izleyiniz! -10
2008’de çekilmiş. biz dün gece izledik. yönetmen marina zenovich 1-2 yıl daha bekleseymiş polanski’nin isviçre’de yakalanmasına da yer verebilecek, belgeseli daha da zenginleşebilecekmiş.bu kadarıyla bile dünyanın her tarafında akılda kalıcı filmler yapmayı başarmış, çocukluğundan itibaren insanın sebep olduğu vahşetle defalarca yüz yüze gelmiş (nazi işgalindeki polonya’da annesini ve babasını yitirmesi, satanistlerin karısı sharon tate’i los angeles’taki evlerinde katletmesi) bir yalnız…
-
kim kiminle nerede ne zaman ne yapıyor
habercilik anlayışımız yukarıdaki soruların cevaplarına emanet.ilginç bir yerde yaşıyoruz. herkes bilip bilmeden konuşuyor. bütün cümlelerimiz “bence” ile başlıyor. bir blog yazarken olabilir ama haber verdiğini iddia eden sitelerde buna nasıl izin veriliyor anlamıyorum. kimse siteye konacak yazıları bir gözden geçirmiyor ve daha da kötüsü kimse yazarlarına en azından imla kurallarına dikkat etmelerini, yazıyı koymadan önce son bir kez okumalarını söylemiyor…