I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

  • Hatırlamamayı Seçmek

    Alnımda, iki kaşımın ortasında, yarım parmak sağa doğru bir çizgi var. Derin bir çizgi. Yıllar içinde derinleşti. Ona kas diyorum ben. Ağlama kası. Geçtiğimiz hafta en çok çalışan kas oldu. Eşyalar bana hatıralarıyla geliyorlar. Onları edindiğim anı, yanımda kimin olduğunu, nereden, nasıl aldığımı, neler konuştuğumuzu çoğunlukla hatırlıyorum. Sonra o eşyalara benimle oldukları günler, aylar, yıllar içinde başka başka anlamlar yüklüyorum.…

  • Kollar Bedenin Sarkan Organları

    Sevgili günlük, 8-9 Mart 2025, tarihe not. Ben kollarımın sarkmasıyla barıştım ve onları daha da fazla, sarkıtabildiğim kadar sarkıttım. Sonra bir de başım, başımın oturması gerekiyormuş, oturtmaya çalıştım. O oturunca çenemin sarkması gerekti. Sonra da her şey, omurga, leğen kemiği, oturma kemikleri, femur, bilekler, ayaklar, her şey birbirinin üstüne dizildi, mutlu oldu, ahenkle ve özgürce salınmaya başladı. Ayaklarımın yelpazesi açıldı,…

  • İstanbul’da Daha Ne Hikâyeler Geçiyor

    Meşher, ya da Arter’in İstiklal Caddesi’ndeki eski binasında ilginç bir sergi açıldı: Hikâye İstanbul’da Geçiyor. Ebru Esra Satıcı ve Şeyda Çetin’in küratörlüğünde gerçekleşen sergi İstanbul’da geçen, İstanbul’dan yolu geçen, İstanbul’u konu alan, velhasıl bir şekilde yolu İstanbul’a düşen hikâyeleri, yazarları konu alıyor. Bildiğimiz, bilmediğimiz bir sürü polisiye hikâyenin yanı sıra Voltaire’in Candide’i ya da Pierre Loti’nin Aziyade’si de serginin dokundukları…

  • Yatakta Okuduğum Kitaplar – 1

    Yeni olayım sabah uyanır uyanmaz yatakta kitap okumak, okuduğum kitabı bitirmeden yataktan çıkmamak. Aslında yeni sayılmaz da yıllardır yapmadığım bir eski alışkanlık diyelim. On dokuz yaşımın en tatlı anılarının önemli bir yüzdesi odamda, yatağımı altından çıkan misafir yatağıyla birleştirip kurduğum yatak imparatorluğunda Proust okuyarak geçirdiğim İstanbul’daki son-olamayan-son-yazıma aittir. Yatak bolca yastıklanır, güzel bir okuma ışığı ayarlanır, kahve ve atıştırmalık bir…

  • Pazar Gününün Kedice Gizemi ve Kuş Beyinli İnsanlar

    Günlerden Pazar. Onlar birer birer evi terk ederken arkalarından bakıyorum. Kapının önünde boynu bükük onları uğurlayışımı bile fark etmiyorlar. Küçük olduğumdan mı, onlar için yeterince önemli olmayışımdan mı bilmiyorum. Fark edilmek, en azından bir hoşça kal ile ödüllendirilmek için çok şey verirdim.  Pazar günleri sevgililerle, sevgiyle geçirilmek için yaratılmıştır. Evde tek başına terk edilmek için değil… Yalnız geçirilen Pazar günleri…

aakash odedra amsterdam arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Azerbaycan Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kitap kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir