-
Rising ve Araf üstüne
Bu haftasonu sanatsal açıdan çok keyifsiz oldu. Cumartesi gününü iDANS’ta Aakash Odedra’nın Rising gösterisiyle, Pazar gününüyse Yeşim Ustaoğlu’nun Araf filmiyle kapattık. iDANS bir fikir aklına girince onu bedeniyle ifade etmeden duramayanların festivali benim için. Her işin, her hareketin ve hatta her kelimenin altında bir bit yeniği aramak gerekiyor. Seyirci olarak büyük sorumluluk ve yük altındasınız çünkü öyle koltuğunuza iyice gömülüp gözlerinizi hayran hayran…
-
Görme becerisi
Alman belgesel tiyatro topluluğu Rimini Protokoll’den Stefan Kaegi’nin yönettiği Radio Muezzin dün akşam iDANS kapsamında ilk gösterisini gerçekleştirdi. Haliç Kongre Merkezi’nin soğuk (hem gerçek hem de mecazi anlamda) duvarları arasında izlediğimiz bu sıcak oyun görmek için bakıldığında görülebilecek ne kadar çok renk ve doku olduğunu gösteriyor. Rimini Protokoll farklı coğrafyalara onlara özel bir an ya da olayın merceğinden baktığı, oradan insanları olduğu…
-
iDANS’ta ilk gecem
türkiye’nin tek çağdaş dans festivali iDANS’ı dün anna mendelssohn’un cry me a river ve geumhyung jeong’un oil pressure vibrator performanslarıyla açtım. performanslardan önce şu bizim “dans camiası”ndan bahsedesim var. iDANS bu sene geçen seneki gibi büyük bir açılış yapmadı. ben de festivali ilk gününden değil, iki performansın arka arkaya sunulduğu ikinci gecesinden itibaren takip etmeye başladım. garajistanbul’un yanılmıyorsam 140-150 kişilik…
-
depo’da yakın tarih ve popüler müziğin keyifli buluşması
yazmaya halim yok. “mahvolmuş” hissediyorum, istanbul havasını suçluyorum. güzel sergiler geçip giderken en azından fotoğrafları paylaşıp bakanlarda gitme arzusu uyandırayım dedim. depo’da roll, express ve bir+bir’den aşina olduğumuz derya bengi’nin küratörlüğünü yaptığı bir sergi var ki keyiften yerinizde duramayarak gezeceğinizi garanti ederim: uzayda bir elektrik hasıl oldu: 1960’larda müzikli türkiye. bir girdiniz mi 2-3 saatini rahat rahat panolar, müzikler, eski filmler…