I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

2024’ü kapatmaya birkaç gün kala aylardır beklediğim haber posta kutuma düştü. Üç öykümle Varlık dergisinin Ocak 2025 sayısındayım.

Varlık’ta Sen isimli ilk öyküm Necati Tosuner seçkisi kapsamında Haziran 1999 sayısında yayımlanmıştı. Annemlerle akşam yemeğine oturmuşken gelen telefonla almıştım haberi. 17 yaşındaydım. O yaz yerimde duramamış ve okuyup yazmaktan başka pek bir şey yapmamıştım. Yaz sonu deprem oldu. Okul açıldığında üstümüzde tekinsizce uçan kara kargalar eşliğinde depremde ölen arkadaşımız Nehir’i andık. Birkaç hafta sonra da tekrar deprem oldu… Siyaset Meydanı ve Ali Kırca ile sabahladığımız uzun, çok uzun geceler…

Bu yıl kendi içimdeki depremleri kontrol etmeye, enkazın altından ses vermeye çalışırken tekrar ve sadece yazmaya döndüm yüzümü. Yayımlanmak için yazmıyorum ama mağaramda debelenirken kafamı ve kalbimi meşgul edenlerin bir kısmını biriktirmeden paylaşmak hoşuma gidiyor.

Son Focaccia, Beş Dakika ve Sıcak Bir Buzdolabı Varlık dergisinin 92. yılında 1408. sayısında sizlerle. Okuyan, okuduklarından hislenen, kendinden bir şeyler bulan herkese şimdiden selam olsun.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir