I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

Bir düşüp bir kalktığımız günler geçiriyoruz. Tuhaf, farkındalığın tepesinde sıcak bir yaz. İstanbul’da olmak hiç hem bu kadar zor, hem böylesine vazgeçilmez, hem heyecan verici hem de endişelendirici olmamıştı. İşsiz güçsüz olmak, avarelik etmekle değil, gözlemlemeye zaman bulmakla eş anlamlı bu yaz. Zaman hiç olmadığı kadar hızlı geçiyor…

Unknown Mortal Orchestra bana bu hızlı yaz günlerinde en çok eşlik edenlerden. İstanbul’da esen, çoğu zaman neden ve nasıl başladığını çözemediğim ve bir akıl tutulmasına benzettiğim “hadi ortalığı karıştıralım” havasına uyan bir şarkıyla uzun bir aradan sonra Günlerin Köpüğü’nü biriktirmeye geri dönüyorum.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir