I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

Güzel şarkı, güzel klip. İlk nerede dinlemiştim hatırlamıyorum ama ne olduğunu bilmeden dinlediğim kayıp şarkılar çukuruna düşmediği için mutluyum.

Dağ başındaki günlerimin çoğu gitti. Güneş pırıl pırıl parlıyor. Ofisimize giden yol sere serpe güneşlenen üstsüzlerin, şemsiyeler ve şezlongların arasından geçiyor. Ve ben evle ofis arasında mekik dokurken defalarca bu tatil kuşlarının arasından geçiyorum. Güneş gözlüklerim yaza aitmiş gibi dursalar da üstümdeki pantolon, bol gömlek ve bilekli ayakkabılar buraya, bu insanların arasına ait olmadığımı ele veriyor. Burası artık şıpıdık terliklerin, şortların ve güneşin kızarttığı bedenlerin egemenliğinde. Tatilciler çoğalıp işi bitenler yavaş yavaş ayrılırken geride kalanlar kendilerini biraz daha yalnız, biraz daha terk edilmiş hissediyor. Bundan sonrası kesin daha zor olacak…

  1. idil Avatar

    Ozlendin cokcana tarafimdan, hadi gel :)

  2. chloé Avatar

    son 3-4 hafta, sonra çöplüğüme geri dönüyorum… anlatacak çok şey var…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir