I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

il-posto

Ermanno Olmi ismi yabancı değil ama nereden tanıdık, bulamıyorum (öyle bir çaresizlik işte!). 1961 yapımı Il Posto 17-18 yaşlarında görünen Domenico’nun  hayat boyu çalışabileceği sağlam bir firmada işe girmek için geçtiği sınavın, işteki ilk günlerinin, ilk aşkının, ilk sarhoş oluşunun filmi.

Bakışlar ve bakışmalar üstüne kurulu olan film İtalyan yeni gerçekçiliğini hakkıyla yansıtan örneklerden. Kamera Domenico’yu takipten vazgeçtiğinde düşen tempo, Domenico’nun iş yerindeki küçük maceraları, hayatına giren yeni insanlar ve haller ile yeniden hızlanıyor. Filmin en unutulmaz yerleri ise, şüphesiz, Domenico ve flörtleştiği Antonietta’nın sokaklarda dolaştığı, yeni çekilmiş kahve kokusuna dayanamayıp bir fincan espresso içmek için kafeye girdiği bölümler.

Il Posto‘yu izlerken sık sık Antonionni’nin La Notte‘sini düşünmüştüm. Meğer o da 1961’de yapılmış, ne bereketli bir yıl olmuş sinema açısından…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir