I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

paris review röportajları meşhurdur. 2008 yılında kazuo ishiguro ile yapılmış bir röportaja rastlayınca bir çırpıda okumadan, ve elbette paylaşmadan edemedim. röportaj yazarın son kitabı olan nocturnes‘ü kapsamasa da ingiltere’ye nasıl geldiğini, yazma ritüelini, nelerden etkilendiğini öğrenmek için iyi bir fırsat. ben özellikle kitaplarıyla ilgili söyledikleriyle çok ilgilendim.

ishiguro’nun okumadığım iki kitabı kaldı: a pale view of the hills ve an artist of the floating times. önümüzdeki hafta kendimi çıralı’da bir hamakta elimde bu kitaplarla hayal ediyorum…

şu sıralar okurken yüzümü güldüren kitap ise nick hornby*’nin yazdığı juliet, naked. geçen yıllarda türkçe’de de çıkmıştı. “yaz kitabı” denen kavramın içini sonuna kadar dolduruyor. başrollerde gözden düşmüş bir rock yıldızı tucker crow, ona fanatiklik derecesinde hayran duncan ve kız arkadaşı annie var. özellikle de birine hayran olup kendini onun evreninde yitirme konusunda benim gibi başarısız olanlar fazlasıyla eğlenerek okuyabilirler. popüler dünyamız aslında ne kadar da absürd!

* hornby aynı zamanda geçenlerde filminden de bahsettiğim fever pitch‘in, film uyarlaması unutulmazlar arasında olan high fidelity‘nin yazarı ve 2009 yapımı an education‘ın senaristi.

  1. özlem Avatar

    hornby önerisi kesinlikle ilgimi çekti.ivedilikle alınacak listesine ekleyeceğim.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir