I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

günler süper kahramanlar eşliğinde geçiyor bu ara. bazıları gerçek, bazılarıysa kurmaca. evet olimpiyatlardaki yaşayan süperlere ara verdiğimizde ilk iş kendimizi önce batman’e, ardından örümcek adam’a teslim ettik. kendimi süper hissediyorum :-)

üçlemenin son filmi olan kara şövalye yükseliyor ile christopher nolan ve christian bale ikilisinin batman’le karakteriyle ilişkileri, en azından şimdilik, sona erdi. filmi fazla ciddi bulanlar çoğunlukta gibi görünüyor. ne bruce wayne’i ne de batman’i ciddiyet ve keder perdesi olmadan düşünemediğim için bu görüşe katılmıyorum. filmin politikliği konusundaysa, evet politik bir filmdi. ama aşırı tutucu mormon (mormonlarla ilk tanışmam al pacino’lu dizi angels in america‘ya dayanır) amerikan başkan adayı mitt romney’nin korkması gereken solcu bir politikayı desteklediği söylenemez. kötü karakter bane’in insanları hakları için savaşmaya, zengine karşı birlik olmaya ve gerçek adaleti kendi elleriyle vermeye çağırması solculuktan çok anarşizm çağrısı gibi göründü bana. her neyse, süper kahramanlar üstünden politika yapma konusuna çok olumlu baktığım söylenemez. zaten istenirse her film, her kitap, her an bu şekilde okunabilir.

örümcek adam ne yazık ki batman’in yanında çocuk filmi gibiydi. fen dersine meraklı bir lise öğrencisi örümcek tarafından ısırılır ve kötü adamların karşısında bir kahraman olur. seçim yapmanız gerekirse batman’i tercih edin (zaten eminim öyle yaparsınız).

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir