I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

akaretler’deki kuad galeri’de 30 haziran’a dek süren fluxus 50 – galeri inge baecker koleksiyonundan fluxus yapıtları sergisi alışık olmadığımız bir görsellik sunuyor. istanbul’daki tüm galerileri dikkatle takip etmediğimi söyleyebilir, iddiamı belki de rahatlıkla çürütebilirsiniz. oysa fluxus’u 1970lere ait bir akım olarak görenlerin çoğunlukta olduğundan, bu “eski” biçime dönüp de bakmayacağından eminim.

inge baecker’in sergi sunumunda kullanılan yazısındaki üç cümle bu küçük galeride hissettiklerimi özetliyor denebilir: “karmaşa ve berraklığın biraradalığı şaşırtıcıydı. kavga ve neşe, hatıralar ve öngörüler vardı. mekanı kuram ve mesafeli bir gözlem değil yaşam dolduruyordu.” 1970’de köln kunsthalle’de happening ve fluxus sergisi üzerine bu satırları yazan baecker’in istanbul’da sunulan koleksiyonu da bende aynı heyecanı yarattı. sanatın anlaşılabilir, ulaşılabilir, anlamlandırılabilir, heyecan verici ve incelemekten bıkmayacağım formuyla karşılaştığımı hissettim.

allan kaprow, nam june paik çok bilinen isimlerin eserlerine genç isimlerin eserleriyle birlikte yer verilen sergi dolu dolu sunumuyla göz alıcı. her şeyi görebilmek için ofis olarak kullanılan odaya kafanızı uzatmaktan geri durmamalısınız. galerinin web sitesindeki resimler neyle karşılaşacağınız hakkında bir fikir verebilir. belki de ilk defa bir galeri gezerken fiyatlara bakıp iç geçirdim.

bundan sonraki sergisi john cage üstüne olacak olan kuad’da performanslara da rastlayacağız gibi görünüyor. sıkı takipteyiz.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir