I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

buraları boş bırakmak zorunda kaldım, dönüşte anlatacağım onlarca şey var. hazır beş dakika bulmuşken son zamanlarda izlediğim en iyi filmi paylaşıyorum. 

bağımsız amerikan sineması. düşük bütçe. tatil arasında new york’taki annesinin yanına gelen epilepsi hastası zoe’nin hayatından bir kesit. filmin adı metaforik ama görüntüler öyle bir gerilim yaratıyor ki zoe’nin her an patlayacağı hissine kapılıyorsunuz. uzaktan çekimler, karakterleri diplerine girerek değil büyük şehirde gelip geçen insanlar arasından göstermek müthiş bir gizem yaratıyor. 
sadece güvercinlerin akşam güneşinde uçtukları sahneyi görmek için bile izlemeye değer bir film, tavsiye edilir.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir