I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

ocak ayı hüzün ayı.

19 ocak’ta onbinlerce insan hrant dink’i anmak, adalet istemek için yürüdü. hrant dink agos gazetesi’nin önünde öleli tam 5 yıl oluyor.

ondan birkaç gün önce sözüm ona bir ceza verildi sözüm ona katillerine.

24 ocak’ta uğur mumcu’nun ölüm yıldönümü var. 24 ocak salı günü, merak ediyorum kaç kişi uğur mumcu’nun ankara’daki evinin önünde arabasına konan bombayla öldüğünü hatırlayacak, katillerinin bulunması için yürüyecek. mumcu öleli tam 19 yıl oluyor…

bir başkası, onat kutlar, yine bir ocak günü, 11 ocak 1995’te the marmara taksim’e yapılan bir bombalı saldırı sonucu öldürülmüştü. onat kutlar’ı kaçımız hatırladık…

sorular hepimize. hrant için yürüyen onbinler olarak aklımızın, yüreğimizin bir köşesinde “vurulduk ey halkım, unutma bizi” diyen mumcu’yu, kutlar’ı, kışlalı’yı, ipekçi’yi tuttuğumuzu, onlar için de adalet istediğimizi düşünmek istiyorum sadece. yoksa dink suikastinden “gayrimüslim bir vatandaşımız olduğu için özel dikkatle incelendi” diye bahseden abdullah gül’den ve altındakilerden medet umulamayacağı açıktır.

ocak ayı hüzün ayı. bugün istanbul’da güneş açmış olsa bile…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir