I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

milliyet sanat aldık bugün. berrin karakaş candan erçetin’in albümüyle ilgili yazmış, naim dilmener ise daha genel bir müzik yazısı. ikisinde de ilginç bir ortak nokta var: demet akalın methiyesi. biri erçetin’in “demet akalın popu”na doğru gittiğini, biraz fazla “demet akalın stili” olduğunu yazmış, diğeri ajda pekkan’ın “günümüz sound’unun kraliçesi kraliçelerinden demet akalın’ı” taklit ettiğinden dem vurmuş. aralarında birkaç sayfa var sadece. e tamam milliyet sanat’tan derin sanatsal tartışmalar beklemiyoruz ama bu kadar demet akalın lafı da biraz fazla değil mi ama?!
naim dilmener ve de özellikle kendi kendine yazaduran, türkçesi genelde bozuk, bu yazdıklarıyla nasıl bir “köşe”ye oturduğunu, bu kadar sükse yaptığını anlamadığım berrin karakaş’a ikinci şuursuzlar ödülünü takdim etmek istiyorum.

aakash odedra amsterdam arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Azerbaycan Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kitap kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir