I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

60 yaşlarındaki, iki dirhem bir çekirdek giyinmekten hoşlanan, alzheimer olduğunu öğrenen, birlikte yaşadığı torununun yaptıklarının sorumluluğunu yüreğinde büyük bir acı olarak taşıyan ve bir yandan da şiir yazma kursuna giden, bir ağacı dinleyerek, bir elmaya dikkatle bakarak, çiçekleri duyumsayarak ilkokul öğretmenin “sende şair ruhu var” sözünü, sonunda, anlamlandırmaya çalışan bir kadının hikayesi.

yalın, akıcı, renkleri ve az kelimeyle çok şey anlatmasıyla kore sinemasından güzel bir örnek. hayat dolu olmak ne demek anladık izledikten sonra. bazen bizde ondan pek kalmamış gibi hissediyoruz ne de olsa…

2010 cannes film festivali’nde en iyi senaryo ödülü kazandığını da ekleyelim…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir