I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

la moustache – emmanuel carrère.
tabii eğer “neden?” sorusunun cevabına çok meraklı değilseniz, gizemli şeyleri seviyorsanız… çünkü emmanuel carrère’in aynı adlı romanından uyarladığı bıyık  adlı bu filmde, dudak üstünde çıkan bir tutam kıl etrafında dönen gizemli bir çılgınlık var. kim haklı? kim deli? kime inanmalı? bazı yerleri hitchcock’un yine bir gizem yumağı olan vertigo filmini hatırlatan la moustache, zaman içinde gidip gelmeleri, sürekli bir unutkanlık etrafında dönüyor gibi hissettirmesiyle de, zaman zaman, christopher nolan’ın memento ya da inception filmlerini andırıyor. bazı bazı david lynch’e götürdüğü de oluyor tabii…

daha fazla bir şey söylemenin anlamı yok, tıpkı daha azının da anlamı olmayacağı gibi. izleyin, anlarsanız anlatın.

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir