I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

tilda swinton’lu, neredeyse bir ferzan özpetek filmi. sight&sound’daki tilda swinton röportajında, yönetmen luca guadagnino’nun swinton ile film üstüne en az on yıldır konuştuğunu, başından beri doğa ve hisler üstüne bir film yapmak istediğini öğreniyoruz. başarmış, evet, ama nasıl bir film bu kadar ferzan özpetek filmlerini andırır anlamadık. yemek yeme ve pişirme sahneleri, geniş varlıklı aile, yakışıklı erkekler ve güzel kadınlar, lezbiyen genç kız, kocasını oğlunun arkadaşıyla aldatan tilda ve trajik bir sonla bitmesi yakınken aşk dolu biten bir film.

görkemli milano şehrini, yağmur damlalarının ıslattığı heykelleri, bir sevişme sahnesinin otlar ve böcekler içinden ne kadar güzel çekilebileceğini gösterdi bize. tilda swinton’lu hiçbir filme hayır diyemediğimizden belki, çok sevdik izlemeyi…

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir