I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño



“iki film birden” gecelerini çok severim. eskiden çok yapardım, son bir yıldır pek fırsatım olmadı.

bu gecenin “iki film birden” kuşağı bir kısa, bir uzun filmden oluştu: can evrenol’dan to my mother and father ve ernst lubitsch imzalı the shop around the corner.

can evrenol kafayı korku sinemasıyla bozmuş, bol bol üreten, hiç boş durmayan bir arkadaşım. bu son filmi dışındaki filmleri sitesinden izlenebilir. görüntü kalitesini, kadrajlarını, mekan kullanımları çok başarılı bence. türk sinemasının bir süredir kafayı taktığı saçma sapan korku filmi ataklarının kat be kat üstünde işleri zaten çıkaran bir yönetmen ve eminim uzun metraja giriştiğinde herkesi fazlasıyla korkutacak.



böylesine dehşetengiz bir kısa filmden sonra 1940 amerikan yapımı bir film izlemek de ilginç oldu. amerikan filmi diyorum, evet, budapeşte’de geçtiği iddia edilen, para birimleri ve isimler dışında her şeyin oldukça amerikanca olduğu bir filmden bahsediyorum. james stewart’lı shop around the corner. keyifliydi, izlenesiydi. tom hanks ve meg ryan’lı you’ve got mailde meğer bu filmin yeniden çevrimiymiş. iki film arasında sinema tekniği açısından yapılmış bir karşılaştırma metni çok hoşuma gitti.


do we really get dumber?!



aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir