I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño


yaz tam olarak geldi. kavurucu, nefes almayı güçleştiren günler başladı. insanlar sokakları işgalde… ben oradan oraya koşturuyor, yoruluyor, enerjimi tüketiyor olabilirdim. ama hayır, oturuyorum, ufak tefek şeyler planlıyorum. planlamaya lüzum olmayan şeyler. sanki zamanımı doldurmam için elime tutuşturulan şeyler. canımı sıkan, işe yaramaz olduğumu hissettiren, ne beynimi ne de bedenimi zorlayan şeyler. sebebimi kaybetmiş gibiyim…

iyi işler izlemek yeni işler yapmak için heveslendiriyor insanı. semaver kumpanya’nın beyin açıcı titus yorumundan sonra bu akşam da p.a.r.t.s.’ın projesinden umutluyum. her ne kadar bir kez daha ucube bir mekanda bir çağdaş dans örneği izleyecek olsak da bakalım ne çıkacak karşımıza. üsküdar musahipzade celal sahnesi’nde üç gün gösteri yapacak çocuklara zeytinburnu’nda kalacak yer ayarlayan akp sempatizanı, şehir tiyatroları’na yamalı organizasyonu da tebrik edelim buradan!

aakash odedra aile amsterdam anneanne arter aslı bostancı aydın teker ayşe orhon Bakü berlinde bruyckere bienal Boris Vian Chet Baker edebiyat francis ford coppola geoff dyer gezi görünürlük projesi haliç kongre merkezi Henry James idans ilyas odman Istanbul istanbul modern kazuo ishiguro kedi kuad Leos Carax masumiyet müzesi Max Roach Michel Gondry Miles Davis mustafa kaplan olimpiyat orhan pamuk pelin esmer rimini protokoll roberto bolano robert pattinson salt The White Stripes thomas bernhard woody allen öykü İzmir