Yazar: Y.

  • Bül-Bül

    ,

    Bugün takside keşfettiğim Bül-Bül’ün şehirde pek hoş bir heykeli de var… Müziğine dalıp gittim…

  • Baku the “kitchest”

    Eski Rus binalarının sarımsı taş dokularının yüksek plazaların mavi camlarıyla buluştuğu çirkin bir şehirdeyim. 21 haftalık varlığımın 11 haftasını tamamladım, dışarıda sulu kar ve sokağa çıktığım anda beni sağdan sola bir anda savurabilen, hareket etmemi engelleyebilen korkunç bir rüzgar var. Bakü’de olduğumu unutmak için perdeleri kapatıyor, kendimi filmlerin kurmaca dünyasına teslim ediyorum. Dünya sadece içinde…

  • Bir şarkı, bir site

    , ,

    Bakü’nün insanın aklını başından alan rüzgarına ve buradaki melankoliye kapıldığım anlarıma en çok uyan şarkı Etta James’ten Stormy Weather: Bir de site veriyim, fotoğraflarıyla içinizi aydınlatsın, dışarıdaki yağmuru, çamuru, fırtınayı unuttursun: http://luxartists.tumblr.com

  • Müzikal sığınak

    Hayat çok büyük bir savaş meydanı gibi. Her an savunma ya da saldırı durumunda olmak gerekiyor. Kazanılan çatışmalar, ve kaybedilenler ardısıra geliyor ve sonunda insanlar sizinle ilgili bir kanıya varıyorlar. O bunun hakkında şunu diyor, bu şunun hakkında şöyle konuşuyor. Kafa sallıyor herkes, aynı kanıya varılıyor. Haksızlık yapıldığı kesin, herkes hem fikir. Konuşulanlar iyi güzel, ama…

  • Filler, kuşlar ve leoparlar

    ,

    Bir-iki belgesel yetiyor. Daha üçüncüye kalmadan kafayı takıyorum. Bu sefer de fillerde aklım. Şu iş bir bitsin, Afrika’ya gidip öksüz kalmış yavru fillere bakıcılık yapmak istiyorum. Anneleri fildişi avcıları tarafından öldürülen travmalı yavruların yanında huzur bulacağımı, onlara iyi gelebileceğimi hissediyorum (evet çok safım). Bir de hiç rastladınız mı bilmiyorum ama bird of paradise (cennet kuşu) diye…