uyku

IMG_1673 (1)içeriden gelen bir sesle uyanıyorsun. içerisi gürültülü. tüm gece bitmez sesler. çatıya damlayan su sesi, çatıda oyun oynayan kedilerin sesi, komşunun gelişi, gidişi… ama bu ses çok farklı, sanki içeride, evin içinde, biri varmış gibi. gidip bakmazsan kendine “korkak” damgasını basacak, bir daha da hiçbir duyuna, hissine güvenemeyeceksin. birkaç dakika geçiyor, sessizlik tekrar egemen oluyor tüm eve ama sen rahat değilsin. yataktan kalkıp ayaklarını sürüye sürüye içeriye gidiyorsun. karanlıkta hayal meyal kanepede yatan birini görüyorsun. neler olduğunu anlamaya, tepkine karar vermeye çalıştığın 1-2 saniye içinde yabancı gözlerini ovuşturarak sana doğru dönüyor. o! “hani geceleri korktuğunu söylemiştin ya, yalnız kalma diye geldim işte” diyor. anahtarıyla girmiş, kanepeye uzanıp battaniyeyi üstüne çekmiş. için rahatlıyor onu görünce. birlikte yatağa gidiyorsunuz. sana sarılıyor arkandan, tanıdık ama uzun zamandır hayatında olmayan bir his… gözlerin kapanıyor…

içeriden gelen bir sesle uyanıyorsun. yatak boş, yalnızsın. hızla kalkıp içeriye gidiyorsun. kimse yok. kediler çatıda oyun oynuyor. sabaha karşı oynadıkları gürültülü bir kovalamaca oyunu. evde kimse yok. yalnızsın. bir rüyaymış. yatağa döndüğünde onun arkandan sarıldığını hissediyorsun. hissine sıkı sıkı sarılıp gözlerini kapatıyorsun. hiçbir ses korkutamaz seni.

Cobain’in son incisi

Bir de bu var: Brett Morgen’in Kurt Cobain: Montage of Heck belgeselini dört gözle beklediklerim listesinde bir numaraya yazıyorum (iki numarada Thomas Vinterberg’in Thomas Hardy uyarlaması Far From the Madding Crowd filmi var). Amerika’da 11 Nisan’da gösterime girecekmiş, biz kim bilir ne zaman nerede nasıl izleriz.

Film adını Cobain’in 1988’de yaptığı bir karışık kasetten alıyor. Karışık kasette neler mi var, buyrun dinleyin:

Gıcırtı ve cızırtı dolu, her an her şeyin olabileceği tam bir John Cage deneyselliği. 20 yaşındaki Kurt Cobain’in dengesiz, karmaşık beyin koridorlarında gezermiş gibi dinliyorum.

Belgeselle ilgili ilk haberi okuduktan sonra geri döndüğüm Nirvana dünyasından bahsetmeme gerek yok herhalde…