Kategori: sinema

  • glastonbury – julien temple

    glastonbury julien temple’ın 2006’da ingiltere’nin en büyük müzik festivalinin yıldönümü için yaptığı, iki saati aşan bir belgesel. 1970’ten beri yapılan festivale gidip dağıtasımız geldi. bir de keşke ilk yapıldığı zamanlara ışınlanma olanağımız olsaydı. sanki eskiden daha “sakin”, “edepsiz” ve “doğal”mış :) bu arada festival müziğiyle meşhur olsa da tam adı glastonbury festival of contemporary performing…

  • perde halleri

    geçtiğimiz günlerde perdemizden geçenler: sean penn’in oynadığı her film muhteşem olacak diye bir kural yok. paolo sorrentino’nun yönettiği her film il divo kadar ilginç olacak diye bir kural da yok. ama öyle görünüyor ki this must be the place‘te sorrentino sean penn’e, ve belki sean penn de sorrentino’ya fazla güvenmiş. kısaca bahsetmek gerekirse penn emekliye…

  • mysterious skin – gregg araki

    gregg araki adını bir yerden hatırlıyorum ama nereden derken imdb imdadıma yetişti: the doom generation. hayır, filmi hatırlamıyorum ama izlediğimden eminim ve gregg araki de muhtemelen oradan tanıdık. mysterious skin 2004 yapımı bir gregg araki filmi. bir çocuk istismarı hikayesi, karmaşık bir anlatım, sonuç heyecanlı bir film. en baştan alalım: brian ve neil aynı beyzbol takımındaki…

  • footnote – joseph cedar

    2011 yapımı footnote bu yıl oscar yarışında yabancı film kategorisine israil’den dahil olan film. aynı dalda (talmud araştırmaları) çalışan baba-oğul akademisyenin eğlenceli hikayesi. anlatım tarzını nanni moretti’ye çok benzettik. aynı telaş ve endişe yaratacak durumlar, aynı espri anlayışı. filmin en hoş sahnesiyse, bence, bakanlık binasındaki minicik bir odada bir masa etrafında sıkışmış 5-6 kişinin “gizli”…

  • they live – john carpenter

    doğu yücel’in ilk beş bilimkurgu filmi listesinden etkilendik ve dün akşam kendimizi john carpenter’ın 1988 yapımı they live filmini izlerken bulduk. hikayeye göre dünyayı uzaylılar çoktan ele geçirmiş, insanlığı hizmetlerine almışlar ve kurdukları bir baz istasyonu sayesinde görüntülerini insana benzetmeyi, mesajlarını kimseyi rahatsız etmeden vermeyi başarıyorlar. baş karakterimiz nada bulduğu özel güneş gözlükleriyle bu saklı…