I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

Kategori: sinema

  • çürük film

    kötü filmlerden de bahsetmek gerektiğine göre, işte festivalde izlediğim tek kötü film: yunan yönetmen syllas tzoumerkas’ın anayurt filmi. insan her gün sadece bir filme gitme kararı alınca kötü film görme olasılığı da düşer zannediyordum ama ne yazık ki bugünkü 19:00 seansında pek ilgi çekici bir şey yoktu ve genç ustalar bölümüne bir şans verelim dedik. keşke vermeseydik çünkü canım çok…

  • offside – jafar panahi

    2006 yapımı bir iran filmi. erkeklerin oynadığı tüm spor aktivitelerinden muaf tutulan kadınların erkek gibi giyinip bir maça sızmaya çalışmalarının hikayesi. çok büyük laflar etmeye çalışmadığı, sadece bir durumu gösterdiği ve hiçbir anında gereksiz dramlar yaratmadığı için çok güzel. uzun karakter okumalarına girmiyor, kimseyi acındırmıyor ama durumu bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. “neden kadınlar maça gidemez?” sorusunu soran kadınlara verilen cevaplarsa erkeklerin…

  • picco – philip koch

    sabah sabah izlemekle büyük hata yaptığımız film. festivalde izlediğim filmler arasında haneke’nin benny’s video filminden beri en rahatsız edici film. bir yeni yetme hapishanesinde güçlü olmak, hayatta kalmakla ilgili insana acı veren bir film. genç erkeklerin testesteron oranı yüksek, saldırgan, sperm kokulu dünyası. izlerken sinema salonundan kaçmak istediğim film. ve kimsenin yerinden kıpırdamadan izlemeye devam ettiği film aynı zamanda. cuma…

  • l’intrus – claire denis

    iDANS 4’te sarah vanhee’nin az biraz sıkıcı, fazla lakırdılı ve anlamsızca felsefî me and my stranger performansını izlediğimizden beri aklımıza takılmıştı jean-luc nancy ve claire denis’nin onunla ilgili filmleri. performansta yer verilen vers nancy filmiyle karıştırıp l’intrus filmine hemen bilet aldık. ve daha ilk sahneden anladık ki bu, bahsi geçen diğer filmdi ama vers nancy değildi. l’intrus jean-luc nancy’nin kalp nakli olması…

  • enter the void – gaspard noé

    rahatsız edici filmlerine bir yenisini daha eklemiş gaspard noé. uzun zamandır ulaşmaya çalıştığımız enter the void sonunda ağımıza düştü ve bir an önce izledik. ama ne yazık ki noé bu sefer kendisine hakim olmayı başaramamış, uzattıkça uzatmış ve iç bayıcı bir yere götürmüş elindeki parlak hikayeyi. yok, aslında hikayede öyle büyük bir parıltı yok. bütün olay noé’nin kamerasında. bizi bazen…