Yazar: Y.

  • moda moda dedikleri

    istanbul modern’e ücretsiz girme fırsatını bari bu hafta değerlendirelim dedik, belki biraz da vücut ısımızı düşürme isteğiyle kendimizi hüseyin çağlayan sergisine attık. modadan anladığımı söyleyemem. sergiyi bizimle aynı anda gezen kitlenin ise modayla yakından ilgilendiği belliydi. biz de kalabalığa karışıp elimizden geldiğince dikkatle incelemeye çalıştık sergideki “malzeme”leri. ne yazık ki, bence, oldukça başarısız bir sergiydi.…

  • bir telefonun marifetleri

    beynimden kıvılcımlar çıkıyor. evet halen sıcağım. devlet dairesinden hallice boğaziçi elektrik taksim binasındayım. nümeratör bozuk, elle yazılmış küçük fişleri alıyoruz, memurlar numaraları bağırarak çağırıyorlar, duyan duyuyor, duymayan hakkını aramaya başlıyor. bir adam oturuyor çaprazımda. son teknoloji telefonunu dizinin üstünde tutuyor. avucuyla ekranı örtmeye çalışıyor, karşıdaki memureyi filme çekiyor. işte beynim de o anda ısınmaya başlıyor.…

  • mercimek beyinlilerin hal ve gidişatı

    yok aslında iscms’nin son gecesinden, masada konserinden, bir kez daha nasıl galata kulesi manzarasında müzikle kendimizden geçtiğimizden bahsedecektim. ama olmuyor. politik durum bahsedilmesi gereken çok daha ciddi şeyler olduğunu muştuluyor. posta kutuma “yetmezamaevet” adlı birinden bir garip mektup düşüyor. evet efendim, “yetmezamaevet” kişisinin savunduğuna göre “12 eylül anayasasından ve ruhundan tümüyle kurtulmamızı sağlayacak yeni bir…

  • yılın konseri (ya da "iscms hep olsun!")

    ,

    iyi ki ilk gecenin hayal kırıklığı ile yazmamışım çünkü ikinci gece ilkini tamamen unutturacak kadar büyüleyiciydi. ismet sıral creative music studio’da dün gece sepetçiler kasrı’nda müziği en özgür halini dinledik, müziğin en özgür, en deli adamlarını aynı sahnede izledik. john zorn, erkan oğur, karl berger, ravi chary ve marc ribot bunlardan sadece birkaçı. müzikle ilgili…

  • niğde’den

    devlet daireleri. orta anadolu. istanbul’dan farklı mı? pek sayılmaz. belki tek eksik bir sağa bir sola dönen gürültülü bir pervane. içeride boğucu bir hava. aynı politik muhabbetler (o bu şu hangi partiden), aynı bunalmış, hayatlarından bezmiş yüzler. 2-3 yıldır kimsenin uğramadığı bir yerde çekim yapabilmek için bir avuç kadar niğde’de oradan oraya koşturmaca. bir müdür…