Yazar: Y.

  • fransızlar’ın gelecekteki olası kültür bakanı

    günlerdir bilgisi geliyor, kimmiş bu olivier poivre d’arvor, ne konuşacakmış serhan ada ile diye çok merak ettik ve santralistanbul yollarına düştük. aralarında görgün taner’in de olduğu kültür-sanat camiasının tanıdık yüzlerinidaha salona girmeden görünce önemli bir adammış herhalde dedik. evet, tam bir fransız çıktı karşımıza.olivier poivre d’arvor fransa’yı önemli görevlerle yurtdışında temsil etmiş bir diplomat, uzun…

  • salt mekan

    istanbul’da olup bitenler film festivaliyle sınırlı değil elbette. geçtiğimiz haftasonu uzun zaman unutulmayacağı kesin olan iki açılış vardı istiklal caddesi üzerinde: eski garanti platform, yeni salt beyoğlu‘nun açılışı ve arter’in üçüncü sergisi görünmezlik taktikleri‘nin açılışı. büyük ihtimal bilerek aynı güne denk getirilen açılışlarda güncel sanatla yakından ya da uzaktan ilgili büyük bir kitle bir oraya…

  • ten minutes older “the cello”

    ten minutes older “the cello” – bernardo bertolucci, claire denis, mike figgis, jean-luc godard, jiri menzel, michael radford, volker schlöndorff, istvan szabo ten minutes older serisinin diğer filmi the trumpet‘tan daha önce bahsetmiştim. beğendiğim bölümleri olsa da, bunlar azınlıkta kalıyordu. dün izlediğimiz the cello ise genel olarak başarılı filmlerden oluşuyordu. ama bu sefer müzikler trompetle yorumlananlar…

  • vers nancy’ye ulaşamamak…

    tüm istediğimiz vers nancy adlı claire denis filmine ulaşmaktı. uzun zamandır arıyor, tarıyor, bulamıyoruz. geçenlerde anladım ki bu kısa film ten minutes older adlı bir büyük filmin parçası. onu bulduk, izlemeye başladık ki ne görelim: ten minutes older, the trumpet ve the cello adlı iki bölümlük bir toplamaymış ve biz denis’nin yer almadığı the trumpet bölümünden başlamışız…

  • sinemanın büyüsü

    ,

    dün akılda kalıcı bir film daha izleyebildik: la vida util ya da faydalı hayat.federico veiroj’un yönettiği, uruguay’da geçen filmde bir sinematekte çalışan sinema meraklısı jorge’nin “film gibi” hayatına tanık olduk 67 dakika boyunca. siyah-beyaz, yeni ama eskiymiş gibi görünen, sinema tarihine göndermelerle dolu bir film. sadeliğiyle çekiyor insanı, kısacıklığıyla hevesini kursağında bırakıyor. daha uzun olsa…