Yazar: Y.
-
Yatakta Okuduğum Kitaplar – 1
Yeni olayım sabah uyanır uyanmaz yatakta kitap okumak, okuduğum kitabı bitirmeden yataktan çıkmamak. Aslında yeni sayılmaz da yıllardır yapmadığım bir eski alışkanlık diyelim. On dokuz yaşımın en tatlı anılarının önemli bir yüzdesi odamda, yatağımı altından çıkan misafir yatağıyla birleştirip kurduğum yatak imparatorluğunda Proust okuyarak geçirdiğim İstanbul’daki son-olamayan-son-yazıma aittir. Yatak bolca yastıklanır, güzel bir okuma ışığı…
Written by
-
Pazar Gününün Kedice Gizemi ve Kuş Beyinli İnsanlar
Günlerden Pazar. Onlar birer birer evi terk ederken arkalarından bakıyorum. Kapının önünde boynu bükük onları uğurlayışımı bile fark etmiyorlar. Küçük olduğumdan mı, onlar için yeterince önemli olmayışımdan mı bilmiyorum. Fark edilmek, en azından bir hoşça kal ile ödüllendirilmek için çok şey verirdim. Pazar günleri sevgililerle, sevgiyle geçirilmek için yaratılmıştır. Evde tek başına terk edilmek için…
Written by

-
Yirmi beş yıl sonra Varlık dergisinde olmak
2024’ü kapatmaya birkaç gün kala aylardır beklediğim haber posta kutuma düştü. Üç öykümle Varlık dergisinin Ocak 2025 sayısındayım. Varlık’ta Sen isimli ilk öyküm Necati Tosuner seçkisi kapsamında Haziran 1999 sayısında yayımlanmıştı. Annemlerle akşam yemeğine oturmuşken gelen telefonla almıştım haberi. 17 yaşındaydım. O yaz yerimde duramamış ve okuyup yazmaktan başka pek bir şey yapmamıştım. Yaz sonu…
Written by

-
Sanat sanat için mi… Yoksa selfie için mi?
Ne soru ama! Selfie=halk diye bir genellemeyi de buracığa sıkıştırırsak tamam oluruz bence. Gelelim bu soru nereden çıktı şimdi konusuna… İstanbul Modern’in Galataport’taki yeni ve müthiş havalı yeni binasında Haziran ayından beridir Olafur Eliasson’un Senin Beklenmedik Karşılaşman başlıklı sergisi var (halen görmediyseniz sergi 9 Şubat’a kadar sürüyor bu arada). İstanbul Modern sergilerini yeni binaya geçtiğinden…
Written by

-
On bir paragrafta 2024 wrapped
Ocak ayında ofisi taşımaktansa kapatmaya karar verdik. Ofisi boşaltma, çok sevdiğimiz çalışanlarımızla yolları ayırma çalışmaları başladı. Duygusal olarak yoğun bir dönemdi. En çok ofisi, ışığı çok seven dev saksı bitkilerine üzüldüm. Dağıtabildiğim kadar dağıttım, taşıyabildiğim kadar eve taşıdım. Ben onları seven tek kişiydim sanki, bensiz öksüz kalacaklarına, öleceklerine emindim. Sormaktan bile korktum benden sonra ne…
Written by