Yazar: Y.
-
film festivali’ne ilk öneri, duyumsal bir sinema deneyimi
istanbul film festivali kitapçığını festival başlamadan almayalı uzun yıllar oluyordu. geçen hafta aylaklık yaparken atlas pasajı’na girip sinema gişesinin önünde yığılı kitapçıkları görmek beni lise yıllarına götürdü ve yaklaşık yarım saat sonra elimde kitapçık derin derin düşünürken buldum kendimi: son iki yıldır yaptığımız gibi canımız ne zaman isterse, kendimizi tesadüflere olabildiğince bırakarak mı izlemeli festivali,…
Written by
-
istanbul’dan mathilde monnier&louis sclavis geçti
mathilde monnier ve louis sclavis izleyebilenler için coşkulu, haberi bile olamayanlar için sessiz sedasız geçip gittiler borusan müzik evi’nden. 8-9 mart’taki performanslar arasında bir karşılaştırma yapmak gerekirse ilk gün müzikler, ikinci günse danslar etkileyiciydi diyebilirim. mathilde monnier, loic touzé ve i-fang lin’in dansları, louis sclavis, matthieu metzger ve gilles coronado’nun müzikleri üstlendiği performansta özellikle öne çıkan isimse,…
Written by
-
yeni bir oyuncak
yıllar önce deselerdi ki “bütün bir haftasonunu evde, elinde bir e-reader ile geçireceksin” hayatta inanmazdım. ama oldu, ben geçtiğimiz iki günü evden dışarıya adımımı atmadan, başımı ekrandan zorunlu haller dışında kaldırmadan paul auster’ın sunset park kitabını okuyarak geçirdim. yeni aldığımız sony e-reader kitaplarla aramı yaptı desem yanlış olmaz. tek elle kitap tutmayı seven, bu nedenle tüm kitapları…
Written by
-
1973 – bir harem ağasının hikayesi / mekan artı
dün akşam mekan artı’da izlediğim ufuk tan altunkaya’nın yazıp yönettiği, murat baykan’ın bir harem ağasını canlandırdığı 1973 – bir harem ağasının hikayesi, maalesef, uzun zamandır karşıma çıkan en anlamsız çalışmaydı. neden derseniz: – küçük, alçak bir mekan (istanbul için normal elbette!). sahne olarak konmuş yüksek platform oyuncuyla tavan arasında 5-10cm mesafe bırakıyor ki çok rahatsız edici…
Written by
-
çılgın teyze: mathilde monnier
evet bir çılgın teyze çünkü tam 53 yaşında ve geçtiğimiz pazartesi akşamı (20 şubat 2012) velvet underground eşliğinde sahnede dev hoparlörlerin üstünde dans ediyordu. belki de fransız değil amerikalı olsaydı çoktan madonna ile aşık atmış ve ona gününü göstermiş olurdu, kim bilir? mathilde monnier fransızlar’ın göz bebeği olduğunun farkında ve bunun ona verdiği gücü sonuna…
Written by