Yazar: Y.

  • le havre – aki kaurismaki

    finlandiyalı aki kaurismaki’nin fransa’nın le havre kentinde geçen 2011 yapımı filmi le havre pek sevgili sight&sound’un sinyalleri sonucu evimize geldi. helsinki’de kaurismaki’nin filmlerinde bolca kullandığı perdeleri kapalı, içindekini dışarı sızdırmayan, önünde sıradışı insanların bekleştiği tuhaf barının ancak önünden geçebilmiştik. aylar sonra yeni bir filmini izleme fırsatını bulduk, nereden nereye…kaurismaki sight&sound’daki röportajında 2-3 satırlık sorulara tek…

  • young adult – jason reitman

    hakkında hiçbir şey bilmeden izlemeye başlanan ve insanı “doldurmayan” filmlerden 2011 yapımı young adult. charlize theron sevenlere, özleyenlere önerilebilir yine de. 40lı yaşlarında, theron’un canlandırdığı mavic gary adlı yazarımız lise aşkını tekrar ele geçirmek, karısından ve yeni doğmuş bebeğinden ayırmak üzere büyük şehirden kasabaya geri dönüyor ve başarılı olamıyor. evet, kısaca bu kadar. aradaki detayların…

  • martha marcy may marlene – sean durkin

    tekinsiz bir ilk film. amerikan bağımsız sinemasından yepyeni bir soluk. sosyal kurallardan bağımsız, “normal” olarak tanımlananın dışında yaşama üstüne kurulu bir cemaatte iki yıl geçiren marcy may (gerçek adıyla martha) gruba tam anlamıyla adapte olamayınca kaçıp ablasının yanına sığınıyor. ne orada ne de burada dünyaya uyum sağlayamamasından, bu uyumsuzluğun dışarıdan bakanlar için deliliğin sınırlarında gezmesinden…

  • değinilmeyenler üstüne

    , ,

    şimdi bir liste yapmak gerekiyor. bu liste tembelliğimin belgesi olarak burada duracak. nisan ayı yazı çizi işlerine yeterince zaman ayırmadığım bir ay oldu. işte hakkında tek kelime etmediklerim üstüne kısa notlar: filmler: wait until dark – terence young (audrey hepburn’ün kör bir kadını canlandırdığı 1967 yapımı bir polisiye film) tyronnosaur – peddy considine (sahibi tarafından…

  • yeraltı – zeki demirkubuz

    dostoyevski ile aram lise yıllarından beri iyi değildir. faturayı ebediyat dersinde zorla okutulan, üstüne sınav bile yapılan suç ve ceza‘ya çıkarmak ne kadar yerinde olur bilmiyorum ama en karanlık, en düşkün dünyaları seven bendeniz, dostoyevski’den etkilenmiş onlarca yazarı dostoyevski’nin kendisine yeğlerim. bazı şeyleri açıklamaya, anlamlandırmaya çalışmamak gerekir. bu da onlardan biri. hem kim bilir belki…