13 yıl sonra Viyana

Geçen hafta sonu Viyana’daydım. Tam 13 yıl sonra yolum yine pek de sevmediğim bu “fazla organize” şehre düştü. Yıllar önce Impulstanz Festivali vesilesiyle şehri karış karış gezmişken içine girme fırsatı bulamadığım Tanzquartier Wien stüdyosuna bir atölye vesilesiyle ayak bastım. Dans dünyasıyla haşır neşir olduğum yıllarda kapısından içeri girebilelim diye bolca uğraşmışken kendimi mis gibi linoleum kaplı güzeller güzeli dans stüdyosunda bir yaratıcı yazarlık atölyesinde buluverdim. Aslında yaratıcı yazarlık demek haksızlık olur, çünkü şimdilerde fazla gelişigüzel kullanılan, içi boşalmış bir kelime öbeği. Bu, dört saatlik bir “free writing” egzersiziydi. Ve bana çok iyi geldi.

Bilmediğim, tanımadığım bir çağdaş şairle tanıştım bu çalışma sayesinde: Bernadette Mayer. Mayer 1945-2022 arasında yaşamış amerikalı bir şair. Şiirleri, yazıları bir yana – ki onları da bir gün incelerim umarım – Mayer’in sayması güç bir yazı egzersizleri listesi var.

Mayer’in başlattığı yazı deney/egzersizlerinden belki de en ilginci benim için 3:15 experiment. Bu, her yıl Ağustos ayı boyunca her gece saat tam 3:15’te uyanıp eline kalem kağıdı alıp istediğin şekil, üslup ve uzunlukta, mümkünse yataktan çıkmadan, yazmak, yazdığını dönüp okumamak ve düzeltmemek ve ham haliyle paylaşmak üstüne kurulu bir egzersiz. Biz atölye katılımcıları olarak sadece bir gece bunu uygulamakla yükümlüydük. Rüyadan uyanır uyanmaz yazdığım başyapıtı (!) aynen paylaşıyorum. Bunu atölyede sesli okuduğumda rüyayı da İngilizce mi gördüm diye bir soru geldi. Hayır, rüyayı İngilizce gördüğümü sanmıyorum dedim ama sonuçta ya İngilizce ya da Almanca yazmamız gerekiyordu ve ben bunu hiç sorgulamadan kabul etmiştim. Kalemim bir saniye bile sürçmedi, Türkçe mi yazsam demedi. atölyedeki diğer herkes ya kendi dili olan Almanca ve Danca ya da İtalyanca-İngilizce-Almanca karışık yazmıştı. Dille ilişkim üstüne düşündürdü bu durum…

Stüdyoda uyguladığımız egzersizlerden biri rastgele bir soruya cevap vermek üzerineydi. Herkes bir soru yazıp kutuya attı ve sonra da hangi soruya çektiyse 7dk içinde onunla ilgili yazmaya çalıştı. Bahtıma çıkan ve aşırı felsefi olmasıyla beni benden alan soruyu paylaşıyorum:

7dk içinde bir şeyler karalamayı başardım ama üstünden 5 gün geçti, halen üstüne düşünüyorum…

Bernadette Mayer’in hiçbir kitabı türkçe’ye çevrilmemiş görebildiğim kadarıyla. Kendisini kim ne kadar tanıyor bilmiyorum. Ama ben, şahsen, bu yazı egzersizleri diyarında bir miktar kaybolmayı planlıyorum önümüzdeki dönemde diyebilirim.

TQW stüdyosundan 18:30 gibi çıktığımda markete uğrayıp içecek bir şeyler almayı, parkta oturup gün sonu güneşiyle (evet 13 yıl önce temmuz ayında beni donduran Viyana bu sefer mayıs başında güneşten kızarttı) biraz demlenmeyi planlıyordum. Viyana’nın ne kadar egzantrik bir yer olduğunu unutmuşum: tüm dükkanlar, marketler, avmler 18:00’de kapanmıştı. restoranlar dışında hiçbir şey yoktu dışarıda. karnımı doyurdum, sokaklarda azıcık daha avarelik yaptım ve kitabıma kapanmak üzere otel odama çekildim.

PS: alan adıma el koyanlar sıkılmış olacak ki gunlerinkopugu.com yine boşa çıkmıştı, alıverdim :)

PS: bu 3:15 experiment’i bir grup insanla ben de yapmak istiyorum. ilgilenen çıkar mı acaba?

Comments

“13 yıl sonra Viyana” öğesine 2 yanıt

  1. burcununutopyasi Avatar

    Şu 3:15 olayı baya hoşuma gitti birkaç gün acilen denemem lazım, nasıl geçtiğini bir yorumla bildirmek istiyorum. Müthiş bir fikir özellikle ruh aydınlanması için. Teşekkür ederimmm

  2. Y. Avatar

    Çok sevindim ilham vermesine. Merakla bekliyorum deneme sonucunu :)