fransızlar’ın gelecekteki olası kültür bakanı

günlerdir bilgisi geliyor, kimmiş bu olivier poivre d’arvor, ne konuşacakmış serhan ada ile diye çok merak ettik ve santralistanbul yollarına düştük. aralarında görgün taner’in de olduğu kültür-sanat camiasının tanıdık yüzlerinidaha salona girmeden görünce önemli bir adammış herhalde dedik. evet, tam bir fransız çıktı karşımıza.
olivier poivre d’arvor fransa’yı önemli görevlerle yurtdışında temsil etmiş bir diplomat, uzun süre fransızlar’ın kültür işlerinden sorumlu denebilecek culturesfrance’ın yöneticiliğini yapmış. halen france culture’ün yöneticisiymiş. fransa’da kültür denince hatırı sayılır, sözü geçer bir isim. gallimard’dan çıkan ve kültür politikalarını ele alan kitabı vesilesiyle, söylenene göre fransız kültür merkezi müdüresi anne potié’nin özel davetiyle istanbul’a gelmiş. serhan ada’yla tutuştukları yaklaşık 2 saatlik sohbet ufuk açıcı sayılmasa da, özellikle soru-cevap bölümünde gelen yorumlar etkileyiciydi.

mösyö d’arvor tam bir fransız öncelikle. kibirli, böbürlenmeyi seven, flörtözlüğü bağrına kadar açık olan gömleğinden fazlasıyla belli bir laf ebesi. kendisini anlattı bol bol ve “fransa’nın petrolü olan kültür” tanımlamasıyla başladığı konuşmasını, fransa’nın nasıl kültür pastasındaki en büyük dilimi amerika’ya kaptırdığından, google’ı nasıl amerika’nın keşfettiğinden yakınarak sürdürdü. solcu bir genç olarak başladığı kariyerini, görünen o ki, oldukça kısıtlı ve sağ denebilecek görüşlere teslim olmuş bir şekilde sürdürüyor.

kültür yönetimi yüksek lisans öğrencileri bu dar görüşlü beyefendiyi soruları ve fransız kültür merkezi’nin yer verdiği sergilerden yola çıkan yorumlarıyla epey terlettiler. bir ekonomistin kelimeleri ve tavrıyla kültürü “ülkeler arası rekabet” boyutuyla ele almasından tutun, onu hiç bitmeyen devletler savaşında bir silah olarak kullanma stratejisine kadar yerden yere vuruldu görüşleri. gelen cesur yorumlara karşılık vermemesi, tam bir politikacı edasıyla tartışmaya ve fikir alışverişine girmemesi ise dehşet vericiydi. okullarda sanat eğitimiyle ilgili bir soruya “herkesin de sanatla öğrenmesi gerekmiyor canım!” şeklindeki yorumu unutulmaz olan mösyö d’arvor’u sıkı dostu görgün taner geleceğin kültür bakanı yakıştırmasıyla onurlandırdı. fransız kültür merkezi çalışanlarından gelen yorumlara da bakılırsa olivier poivre d’arvor gerçekten de gelecekte fransa’nın kültür bakanı olma rolüne soyunabilecek güçlü isimlerden. taner’in esprili “ilk icraatın ne olurdu?” sorusuna gösteri sanatları alanını tıpkı sinema gibi profesyonellerin birbirini değerlendireceği bir “merkez”e bağlayacağı şeklinde yanıt veren d’arvor sonraki icraatlerini kendisine saklasa da, konuşmanın geneli dinleyicilerin çoğu için pek umut verici olmadı. tabii bizim için de…