I’m much happier reading than writing. – Roberto Bolaño

Kategori: gezi

  • münih’te kaçırdıklarım ve ant hampton’dan guruguru

    münih geçen ocak ayında ne kadar soğuktuysa, bu aralık ayında da o kadar sıcaktı. neredeyse bahar mevsimini aratmayan, güneş altında paltoları atma isteği uyandıran limonata gibi bir hava altında bizi alışverişe çağıran renkli ve şeytani noel pazarlarını es geçip spielart festivaline attık kendimizi. daha iki hafta önce helsinki’ye giderken istanbul-münih uçağı yoğun sis nedeniyle rötar yapmış, münih havalimanında tüm uçuşlar,…

  • neler izledim?

    zachary oberzan – your brother. remember? jean-claude van damme’ın kickboxer filminden sahneleri evde canlandırmaya çalışan zack ve gator kardeşler 20 yıl sonra 2010’da aynı filmi tekrar çekmeye çalışıyorlar. göbeklenmiş, uyuşturucu işlerine bulaşmış, hapse girip çıkmış bir gator, aktör olmuş ama sanki oldukça çökmüş bir zack. sahnede tek bir adam, bir gitar. bir van damme’a, bir 20 yıl öncesine, bir sonrasına giden…

  • hep zamansızlıktan!

    yazamıyorum! evet aklım burada olsa da bir türlü iki kelimeyi, cümleyi biraraya getiremiyorum. en azından geçen haftayı helsinki’de baltic circle festivalinde geçirdiğimi belirteyim istedim. yorumlar, izlenimler çok geç olmadan gelecek :)

  • bergen’de görsel sanatlar

    hırvat kolektif what, how and for whom’un kürasyonunu yaptığı details sergisini bergen kunsthall‘de görme fırsatım oldu. lene berg, milica tomić, avi mograbi, trevor paglen, superflex ve burak delier’in eserlerinin yer aldığı sergi, “ne kadar faşizm?” sorusundan yola çıkıyor. bu sergiyle de birleşince, bergen gezimin ne kadar politik yönü güçlü, dünyaya kocaman bir soru işaretiyle yaklaşan konuşmalar, gösteriler, sergilerle geçtiğini anlayabilirsiniz. işin gösteri…

  • making it all work – bir seminer

    bergen’de meteor kapsamında en beğendiğim etkinlik making it all work isimli seminer oldu. marie nerland’ın kürasyonunu üstlendiği seminer 22 ekim cumartesi günü 11:00-16:00 arasında søren andreasen, isabell lorey ve camiel van winkel’le buluşturdu bizleri. seminer daha çok görsel sanatlara eğilse de, sanatta çalışma koşulları, “yeni sanatçı”nın konumu, duruşu konularına, en azından, benim kafamda iyi bir açılım getirdi. ilk konuşmacı isabell…