Yazar: Y.
-
brasil brasil diye diye
çok uzak (gidiş 14, dönüş 12 saat), bana hissettirdikleri açısındansa fazla yakın, sarı-yeşil ülke brezilya’ya defalarca gidemedikten sonra bu sefer kaçırmama imkan yoktu. tüm işler ayarlandı, yolculuk öncesindeki hafta fazladan çalışıldı, stres dolu günlerin acısı nasılsa uçakta çıkar denildi. haksız değilmişim, 14 saat üç film izlemek, birkaç saat kestirmek ve kitap okumak için yeterli oldu.…
Written by
-
sao paulo – çok yakında!
az gittim uz gittim.dere tepe düz gittim. ve hatta gittim,geldim. sıcak bir ülkeden notlar, izlenimler çok yakında…
Written by
-
film değil belgesel festivali
yürürken sakız çiğneyebilen insanlardan olmadığım bir kez daha kanıtlanmış bulunuyor. hem film festivali, hem yoğun iş temposu, hem gitmek üzere olduğum uzak ve güneşli ülkenin hayalleri, hem de istanbul gösteri sanatları platformu aynı zamana denk gelince bayrağı çektim sayılır. şimdi hızlıca bir toparlama yapmak gerek ki o uzak ve güneşli ülkede “daha neler neler var…
Written by
-
mana’lı bir pazar
galeri mana’yı nedense bir türlü bulamıyorduk (evet ilk cümleden bu zamana kadar yolumuzun düşmediğini itiraf etmiş oldum), sonunda güzel mekan karabatak’ın hemen yanında karşımıza çıktı. murat akagündüz sergisinin kaçırmayın demek isterdim ama arter’in ilk ya da ikinci sergisini gördüyseniz, bu serginin en etkileyici işi olan kuş gözlerinden oluşan televizyon yerleştirmesini de görmüşsünüz demektir. galeri mana…
Written by
-
31. istanbul film festivali – 1
festival keyfimiz henüz yeni başlamışken yazmamak olmaz. hafta sonu önce nişantaşı’nda pawel pawlikovski’nin gizemli kadın filmini, ardından içimdeki nostalji canavarının ağına düştüğümden theo angelopoulos’un kumpanya‘sını izledim. dün de werner herzog’un uçuruma doğru filmiyle günü noktaladık. gizemli kadın ethan hawke hatrına izletti kendini, yoksa kötü bir senaryonun ağına düşmüş bu film herhalde hiçbir şekilde karşımıza çıkmazdı.…
Written by