Yazar: Y.

  • sponsor, sanat, protesto ve elbette ramazanda caz

    , ,

    konumuz “sözde bağımsız sanat”, sponsorlar, politika vesaire. bir+bir’de güzel bir yazı çıkmış: http://birdirbir.org/sponsorlu-hayatimiz-logolarin-golgesinde-muzik-dinlemek/ geçtiğimiz yıllarda bp ile 20 yıllık sponsorluk sözleşmesinin sonuna gelen tate modern sözleşme yenilemek üzere masaya oturdu. bp’nin meksika körfezi’nin altını üstüne getirdiği, doğal hayatı neredeyse bitirdiği dönem. sanatçılar tate’in önünde ve içinde performatif eylemler yapmaya başladılar. en meşhurlarından biri tate’in önüne döktükleri…

  • kadının yeri mutfak olduğunda

    salt’ın van abbemuseum ile ortaklığının üçüncü ayağı olan istanbul eidhoven saltvanabbe 68-89 26 ağustos’a kadar salt beyoğlu binasında görülebilir.  sergi salt’ta görmeye alışık olduğumuz türden işlerle dolu. bunlardan bir tanesi – ki o alışık olduklarımızdan değil! – özellikle ilgimizi çekti. salt’a gitme imkanı olmayanlar için paylaşıyorum: martha rosler’ın 1975 tarihli semiotics of the kitchen videosu…

  • caz festivalinde üç kadın, iki apayrı gece

    erykah badu 13 temmuz’da nihayet istanbul’daydı. konsere birlikte gittiğim arkadaşlarımın iddiasına göre bu ikinci gelişiymiş ama ben bu konuda doğrulayıcı bir bilgiye rastlayamadım, hafızası süper olan, “evet bu ikincidir” diye kanıtlayabilen varsa beri gelsin. badu bizim evde fazlasıyla özeldir. öyle özeldir ki bir gece ansızın mukavva kutusundan fırlayan siyah miniği görüp birkaç saat içinde “bunun…

  • bir çırpınış anı

    vincent dunoyer pazartesi-salı hariç her gün 16:00 ve 18:30’da arter’de 15 dakikalık bir performans yapıyor. berlinde de bruyckere’nin lost II, 2006-2007 çalışmasının tam karşısında, tıpkı o atın yattığı masaya benzer bir masa üstünde 15 dakika boyunca “o at bir insan olsa”yı tekrar eden bir hareketler serisi halinde canlandırıyor.

  • perde halleri

    geçtiğimiz günlerde perdemizden geçenler: sean penn’in oynadığı her film muhteşem olacak diye bir kural yok. paolo sorrentino’nun yönettiği her film il divo kadar ilginç olacak diye bir kural da yok. ama öyle görünüyor ki this must be the place‘te sorrentino sean penn’e, ve belki sean penn de sorrentino’ya fazla güvenmiş. kısaca bahsetmek gerekirse penn emekliye…