kedi: pişik
köpek: it
para: pul
bedava: pulsuz
afiyet olsun: nuş olsun
teşekkürler: sağol
anahtar: açar
kat: mertebe
sümük: kemik
kızışmak: ısınmak
raks etmek: dans etmek
meşk etmek: spor yapmak
beli: evet
yahşi: iyi
Bir süredir Bakü’deyim ve işte kelime hazinem. Daha uzun zaman burada olacağıma göre Azerbaycan Türkçesi’ni çözerim diye düşünülebilir ama bence pek umut yok. Nitekim Azerbaycan Türkleri’nde samimi ve sıcakkanlı Türkiye kanından çok duygularını ifade etmekten hoşlanmayan, asık suratlı Rusya kanı var. Yavaş açılıyor, zor alışıyorlar. Markette, restoranda, kafede azıcık tebessümle hizmet eden birilerini görürseniz anlayın ki Türkiye’den kopup gelmiş, buralara henüz tam adapte olamamış bir gurbetçidir.
Dün Türkiye’de 18bin TL’si olan genç erkekler bedelli askerlikle ödüllendirildiler. Bizim devletimiz lafta da kalsa, bir ilüzyondan da ibaret olsa “eşitlik” yaratmayı beceremiyor. Taptıkları bir tek adam rejimi altında, bir demokrasi ilüzyonuyla var olan Azerbaycan’da bedelli askerlik diye bir şey yokmuş. Üniversite mezunları 12 ay, üniversite mezunu olmayanlar 18 ay askerlik yapıyormuş. Üniversiteden sonra yüksek lisansa gideceksen kaydını yaptırıp önce askerliğe, oradan yüksek lisansa gidiyormuşsun. Askerlikten kaçmak diye bir şey yok diyorlar, çok genç aradan çıkardıkları için belki, fazlasıyla olgun tavırlılar.
Azerbaycan kadınlara oy verme hakkı veren ilk Müslüman ülke (1919). Azerbaycan’da bir erkeğin kadına asansöre binerken, kapıdan geçerken öncelik vermemesi kabalık sayılıyor. Kadınların yanında asla küfretmiyorlar.
Buraya kadar iyi, hoş ama kadınlardan emir de almıyorlar.
Azerbaycan, “yahşi memleket”, bir tuhaf küçük Türkiye, ikilemler ülkesi…
Yorum Yapın