Ne varsa eskilerde, eskimeyenlerde var. White Stripes’ın muhtemelen en akılda kalıcı klibi. Şarkının anlamıysa apayrı. Arada bir buralarda “yalnız gezerin düşlemleri” ruh haline giriyor, kendimi kaybedip “ben burada ne yapıyorum?” sorusuna cevap bulmaya çalışıyorum. İşin özü o soruyu soracak zamanı bulamamakta. Bu da zamanı fütursuzca öldürmekten, onu öldürmek için de boş gözlerle televizyona bakmaktan geçiyor çoğunlukla.
İstanbul’da film festivali başlamak üzere bir de üstüne üstlük. Aklım oralarda… Yine de bakmayın bu melankolik hallere, balkonumdan Davutlar denizini izleyip kulağımda Mingus ile Ripley’s Game okuyup keyiflendiğim de olmuyor değil. Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal; ne yardan ne serden desem belki daha iyi anlaşılır :)